Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7908 E. 2023/9354 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7908
KARAR NO : 2023/9354
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2320 E., 2023/528 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ürgüp Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/69 E., 2021/194 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı …Ş. ile … Turizm Otelcilik A.Ş.nin birleştiğini, bu birleşmede … Şirketinin, … … Şirketini devraldığını, … … Şirketinin tasfiyesiz bir şekilde infisah olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette 2009 yılının Ekim ayından 16.12.2013 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde hem gece müdürü hem de güvenlik müdürü olarak çalıştığını, bu çalışma süresince davalının müvekkilini sadece 15.12.2010 ile 09.02.2011 tarihleri arasında sigortalı olarak gösterdiğini, müvekkili hakkında bir takım suçlamalar sebebiyle Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinde 2014/90 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonucu müvekkilinin beraat ettiğini, bu davadan dolayı müvekkilinin işini davalı şirket tarafından son verildiğini beyanla davalının Kuruma bildirdiği günlerin dışında kalan, 2009 yılının 10 uncu ayından 16.12.2013 tarihine kadar olan kesintisiz hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda iş yerinin gerçekten var olup olmadığının 5510 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, çalışma olgusunun gerçeğe uygunluğunun araştırılması ile bu durumun saptanması halinde çalışmanın hizmet akdi niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma olup olmadığı konusunda araştırma yapılması gerektiğini, davacının 15.12.2010 ile 09.02.2011 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışmasının bulunduğunu, dava dilekçesinin temel unsurlardan yoksun olduğunu, usule uygun olmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesini beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamındaki deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı … … A.Ş.’ye ait Taşsaray Otel isimli iş yerinde güvenlik personeli ve sonrasında gece müdürü olarak görev yaptığı, Kurum kayıtlarındaki çalışma süreleri davacının belirttiği çalışma süresiyle uyuşan tanık beyanlarından davacının 2009 yılının Ekim ayında işe başladığı, 2013 yılının Aralık ayına kadar davalıya ait iş yerinde kesintisiz çalıştığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davacı … (T.C. No: 19364606162)’in davalı …Ş.’ye ait 1002171 nolu iş yerinde 12.10.2009-16.12.2013 dönemleri arasında (belirtilen tarihler dahil olmak üzere) çalışmasının bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili, Mahkemece zamanaşımı sürelerine ve özellikle hak düşürücü sürelere ilişkin tespit yapılmadığını, ticari faaliyetlerine son veren davalı ile hasımlı olması pek muhtemel çalışanların dışında komşu işyeri tanıklarının da dinlenmesi gerekli iken dinlenilmeden hükme varılmasının içtihatlar kapsamında usulsüz olduğunu, işyeri kayıtlarının da ilgili kurum/kuruluşlardan istenilmeksizin karar verildiğini, prime esas kazanç durumu mahkeme tarafından irdelenip incelenmeksizin karar verilmesi de hükmün icrası ve yasaya uygunluğu kapsamında usulsüz olduğunu, yine tescile esas görev/ünvan hususunda inceleme ve irdeleme yapılmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği sözleşmesinin feshedilmesine sebebiyet verdiği söylenen Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının dosya içerisine alınmaksızın karar verilmesi de kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, 12.10.2009 – 16.12.2013 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu ve bu tarihler arasındaki hizmetinin tespitine karar verildiğini, davacının sigorta kayıtlarında 15.12.2010 – 09.02.2011 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığı sabit olmasına rağmen Mahkemenin kararında davacının sigortalı gösterildiği tarihleri de kapsayacak şekilde hizmet tespitine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının işyeri sicil dosyası içerisinde davalıya ait kendi el yazısı ile yazılmış istifa dilekçesi bulunmakta olup, söz konusu istifa dilekçesinde davacı, … Turizm A.Ş. Vera Taşsaray Oteli işyerinde 15.12.2010 tarihinden itibaren bekçi kadrosuyla çalışmakta olduğunu açıkça beyan ettiğini, hal böyle iken Yerel Mahkemenin söz konusu dilekçeye itibar etmediğini ve tamamen çelişkili olan ve davalı ile husumetli olan tanık beyanlarına dayanarak hizmet tespitini 12.10.2009 tarihinden itibaren yaptığını, Mahkeme, tanık anlatımlarına dayalı olarak hüküm kurmuş olup, hükme esas alınan tanık beyanlarının ise tamamen kendi içinde çelişkili, reel gerçeklerle bağdaşmayan ve davalı ile husumetli olan şahitlerin beyanları olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 12.10.2009-16.12.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.