YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7996
KARAR NO : 2023/8283
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverenler … ve … yanında 28.12.2004 tarihinden 02.11.2007 tarihine kadar, 02.11.2007 tarihinden 2014 yılı Ocak ayına kadar davalı … İnşaat Tic. Ltd. Şti. yanında 2014 yılı Şubat ayından 13.05.2015 tarihine kadar davalılar … ve … yanında kesintisiz olarak hizmet akdi ile sekreter olarak çalıştığını, davalı … İnşaat Tic. Ltd. Şti’nin ortakları davalılar … ve … olduğunu, bu şirketin ticaret siciline tescil tarihinin 02.11.2007 olduğunu, bu şirketin de ticaret merkezinin de davalıların işyeri adreslerinin aynı olduğunu, davalı gerçek kişilerin aynı büroyu birlikte çalıştırmakta iken 02.11.2007 tarihinde şirketleştiğini, 31.12.2014 tarihine kadar bu şirket üzerinden iş yaşamlarını idame ettirdiklerini, 01.01.2015 tarihinden sonra bu şirketin faaliyetsiz duruma düşürüldüğünü, davalı gerçek kişilerin 01.01.2015 tarihinden sonra bu kez 02.11.2007 tarihi öncesindeki gibi işyerlerini çalıştırmaya devam ettiklerini, davacının davalı işverenler … ve … yanında 28.12.2004 tarihinden 02.11.2007 tarihine kadar, 02.11.2007 tarihinden 31.12.2014 tarihine kadar davalı … İnşaat Tic. Ltd. Şti yanında 01.01.2015 tarihinden 13.05.2015 tarihine kadar davalılar … ve … yanında kesintisiz olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkillerinin yanında hizmet akdine bağlı olarak hiçbir çalışmasının mevcut olmadığını, bir an hizmet ilişkisi kapsamında sayılacak bir çalışmasının var olduğu kabul edilse dahi hizmet ilişkisinin sona erdiğinin iddia edildiği 02.11.2007 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin kendi işyerinde hiçbir şekilde davacıyı sekreter olarak çalıştırmadıklarını, davacının Avon Kozmetik Ürünleri Tic. A.Ş. firmasının güzellik ürünlerinin pazarlamasını yaptığını, bu nedenle kendisine yardımcı olmak maksadıyla işyerine gelip gitmesine müsaade ettiklerini, müvekkil şirket sahiplerinin mimar-mühendis olduğunu, tamamen teknik faaliyetler kapsamında kendi işlerini bizzat kendileri yaptığını, ofisteki temizlik ve sair yardımcı hizmetlerin bizzat şirket sahiplerinin çocuk ve kardeşleri tarafından yapıldığını, davacı tarafın hukuksal dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davalılar yanında kesintisiz olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespiti amacıyla açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, reddi gerektiğini, Kurumlarında mevcut davacıya ait sigortalı kaydı olmadığını, şahsi sicil dosyası bulunmadığını, davacı tarafın ayrı dönemlere ilişkin olarak farklı işverenlerden hizmet tespitini bu davada istediğini, farklı işverenler yönünden davanın tefrikini talep ettiklerini, öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının talep ettiği aylar için davalı işveren tarafından herhangi bir işe giriş bildirgesi yapılmamış olması, prim ödeme belgesi vb. belgelerin de olmaması nedeniyle hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden olmak üzere reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davanın kabulü ile davacının 28.12.2004- 02.11.2007 tarihleri arasında davalılar … ve …’nun yanında asgari ücret üzerinden tam süreli olarak, 02.11.2007- 31.12.2014 tarihleri arasında davalı … İnşaat Tic. Ltd. Şti yanında asgari ücret üzerinden tam süreli olarak, 01.01.2015- 13.05.2015 tarihleri arasında davalılar … ve …’nun yanında asgari ücret üzerinden tam süreli olarak çalıştığının tespitine”
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının 28.12.2004- 02.11.2007 tarihleri arasındaki dönemde, davalılar … ve …’in işyerinde çalıştığını iddia ederek, hizmet tespiti talebinde bulunduğunu, davacının müvekkillerinin yanında hizmet akdine bağlı olarak hiçbir çalışmasının mevcut olmadığını, bir an hizmet ilişkisi kapsamında sayılacak bir çalışmasının var olduğu kabul edilse dahi hizmet ilişkisinin sona erdiğinin iddia edildiği 02.11.2007 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ancak yerel mahkeme tarafından zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı tarafın, müvekkillerinin yanında veya iş yerinde davacının hizmet ilişkisi kapsamında hiçbir çalışması olmadığını, mahkemece SGK’dan istenilen resmi belge ve kayıtlarda anılan çalışmanın olmadığının sabit olduğunu, davacının harici olarak internet üzerinden Avon Kozmetik Ürünleri Tic. A.Ş. firmasının kozmetik ürünlerinin pazarlamasını yaptığını, müvekkili şirketin ofisinde bilgisayar kullanımı dahil olmak üzere kendisine yardımcı olmak amaçlı olarak işyerine gelip gitmesine izin verildiğini ancak ürün satışını yaptığı insanların şikayetlerinin müvekkiline ait işyerine ulaşması üzerine davacının ofise gelmesine izin verilmediğini, dolayısıyla davacının müvekkili şirketin işyerinde sekreter olarak çalışmadığını, diğer yandan davalı şirketin 01.07.2009 tarihinde Kanun kapsamına alınmış olduğunu, buna rağmen şirket nezdinde 28.12.2004- 02.11.2007 tarihleri arasında çalıştığına dair karar verilmesinin de hatalı olduğunu, belirtilen nedenlerle davacı tarafın hizmet akdine bağlı çalıştığı hususunda dinlenen davacı tanık beyanlarının yeterli ve inandırıcı olmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre, davacı ve davalı tanıklarının beyanları, komşu işyeri tanıkları Seher (2012-) ve Alev (2007-2009, 2010-2015) davacının davalı işyerinde sekreter olarak tam gün süreli olarak çalıştığını doğrulamaları, davacı … Cevahir’in davacıdan önce davalı işyerinde kendisinin sigortasız olarak çalıştığını ve kendisi işten ayrılırken yerine birini bulmasını istediklerini ve davacıyı işverenler ile tanıştırdığını, kendisi ayrıldıktan sonra 2004 yılı Aralık ayından itibaren davacının çalışmaya başladığını beyan etmesi, bir kısım davalı tanıklarının davacıyı davalı işyerine gittiğinde bazen gördüklerini, çay kahve getirdiğine ilişkin beyanları, yine komşu işyeri tanıklarının davacıyı işhanında gördüklerine ve tanık Seher’in 2012 yılında işe girdiğinden bu yana davacının davalılara ait işyerinde çalıştığına ilişkin beyanı, davalı … Songül Naz’ın 2004 yılına kadar ağabeyi …’nun yanında çalıştığına ve 2004 yılı itibarıyla davacının ara sıra büroya geldiğine ilişkin beyanı, davalılara ait işyerinin daha önceki adresinde yapılan araştırmada tespit edilen komşu işyeri tanıklarının 1999 yılından beri davalılara ait işyerinin olduğuna ilişkin beyanları, davalılar adına 02.08.1998 tarihinden itibaren vergi kaydının bulunması, bu nedenle Kanun kapsamına alınacak nitelikte işyeri olduğunun tespit edilmesi, davacının 2007 yılındaki İşbank kredi kartı için davalı işyerinin adresinin bildirmesi, davacıya ait Telekom faturası için mayıs 2014 yılı için davalı işyerinin adres gösterilmesi, Temmuz 2014 tarihi davacı aleyhine yürütülen icra takibinin davalı işyerine tebliğe çıkarılması ve davalı işyerinin davacının adresi olarak görünmesi, Garanti Bankası evrakına göre davacının 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 yıllarında davalılara ait işyeri için birden fazla kez işlem yapması, Yapıkredi Bankasından davacının 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarında davalılar adına birden fazla kez işlem yapması birlikte değerlendirildiğinde davalılar … ve …’in birlikte çalıştıkları daha sonra şirket kurarak çalışmaya devam ettikleri, davacının davalılara ait işyerinde sekreter olarak çalıştığı iddiasının ispatlandığı gerekçeleriyle “davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazının dikkate alınmadığını, davacının iddia ettiği çalışmaların kesintili olduğunu ve bu nedenle talep edilen ilk dönem için hak düşürücü süre geçmiş olduğunu, davacının diğer davalılar yanında hizmet ilişkisi kapsamında çalışmadığını, komşu işyeri tanıkları da davacıyı tanmadıklarını beyan ettiklerini, davalılar yanında çalışan olmadığından bordrolu tanık da dinlenemediğini, çevre araştırmasında ise davacının tanınmadığı şeklinde bilgi verildiğini, bu nedenlerle Yerel mahkemece verilen kararın usul ve Kanun’a uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işverenler … ve … yanında 28.12.2004- 02.11.2007 tarihleri arasında, davalı … İnşaat Tic. Ltd. Şti yanında 02.11.2007-31.12.2014 tarihleri arasında, tekrar 01.01.2015- 13.05.2015 tarihleri arasında davalılar … ve … yanında geçen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun’un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işverenlerin yanında 28.12.2004 – 13.05.2015 tarihleri arasında çalıştığını, ancak feri müdahil Kuruma sigortalılığının bildirilmediğini beyanla, davalı işverenler … ve … yanında 28.12.2004 – 02.11.2007 tarihleri arasında, davalı … İnşaat Tic. Ltd. Şti. yanında 02.11.2007 – 31.12.2014 tarihleri arasında, tekrar 01.01.2015 – 13.05.2015 tarihleri arasında davalılar … ve … yanında sigortasız olarak çalışmasının tespitinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacının 28.12.2004 – 02.11.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalılara ait işyerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; 28.12.2004 – 02.11.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden her ne kadar kolluk tarafından araştırma tutanağı ile davalılara ait “Savaş Mah. 46. Sokak Renin Apartmanı …” adresinde komşu işyeri tanığı olarak tespit edilen Mehmet Hanifi Nizamğlu ile … dinlenilmiş ise de, mahkeme huzurunda verdikleri ifadelerinde davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmadıklarının tespit edildiği, dosya kapsamına göre anılan dönem yönünden yeterli tanık beyanının da bulunmadığı nazara alınarak vergi dairesi, feri müdahil Kurum ve kolluk vasıtası ile daha fazla komşu işyeri tanıklarının tespiti yapılmalı, komşu işyeri sahiplerinin yeteri kadarının ifadesine başvurulmalı, ayrıca davalılara ait işyerinin Mimarlık-Mühendislik faaliyetleri üzerine kurulu olduğu anlaşılmakla davalıların Belediye Başkanlığı, Tapu Müdürlüğü gibi resmi dairelerde işlemlerinin takibinde davacının davalılar adına işlem yapıp yapmadığı, evrak kabul edip etmediği hususları kendisinden sorulmak suretiyle varsa 28.12.2004 – 02.11.2007 tarihleri arasında davacı adına resmi kayıtların da getirtilerek, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işverenler nezdinde çalışıp çalışmadığı bütün deliller toplandıktan ve birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.