YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/800
KARAR NO : 2023/1227
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/114 E., 2022/839 K.
DAVALILAR :1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
2-… mirasçıları;
a-… b-… vekilleri Avukat …
c-… mirasçıları;
a-… b-…
vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ : 11.09.2007
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen kurum hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili ile davalı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle;davalı işyerinde Mayıs 1960 tarihinde bulaşıkçı ve garson olarak çalışmaya başladığını, davalı işverenin 1967 yılında kendisine işe giriş bildirgesi verdiğini ve yalnızca 1967 yılı içerisinde 1 yıl olmak üzere Kuruma bildirimlerinin yapılmış olduğunu ancak 1960-1985 yılları arasında davalı işyerinde bir fiil kesintisiz ve aralıksız çalıştığını ve Kuruma bildirimlerinin yapılmamış olduğu ileri sürerek, işe ilk girişinin 1960 yılı olduğunun tespitine, eksik yatırılan primlerinin tespitine ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davacının iddia ettiği süre içinde yalnızca I hafta bu işyerinde çalışmış olduğunu daha sonra liyakatsizliği sebebiyle gönderildiğini, davacının abisinin davalı işyerinde mesul müdürü olarak çalıştığı dönemde çalıştığını ve davacının abisinin işçilerle ilgili tüm işlemleri yapmaya yetkili olduğunu ve bu sebepten kardeşinin bildiriminin yapmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, işletmedeki defter ve kayıtlar tetkik edildiğinde davacının adına rastlanmadığını, belli bir tarihten sonraki kısmın ise saklama mecburiyetine dair süre dolduğundan bulunamadığını ileri sürerek, özellikle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum özetle; davacının ileri sürdüğü iddialarında davalı kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının davalı Kurum kayıtlarına eş değer nitelikte kayıtlarla iddialarını ispat etmesi gerektiğini, davacının iddialarında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.04.2014 tarihli ve 2007/608 Esas, 2014/203 Karar sayılı kararıyla;
Dinlenen tanık beyanları ve davalı işyerine ait kayıtlardaki bilgilere göre davacının, davalı işyerinde 1970 tarihinde 3. döneminde çalışmaya başladığı ve bu çalışmalarının tespiti istenilen dönem içerisinde kesintisiz ve aralıksız devam ettiği, tespiti istenilen süre içinde ödeme belgesi veya yazılı delil ibraz edilmediğinden davacının bu sürelerde asgari taban kazançlar üzerinden çalıştığının kabulü gerektiği tespit edildiği gerekçesiyle
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın 1970/3-31.12.1984 arası yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.1. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.09.2014 tarih, 2014/14473 Esas, 2014/17941 Karar sayılı bozma ilamında;
Dava dosyasında davacıya ait davalı işyerinden verilmiş 15.11.1967 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunması, davacının adının geçtiği 1967 yılında 50 gün, 1968 yılında 360 gün prim ödeme gün sayılı prim tahakkuk cetvelinin bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre tanık beyanlarında davacının çalışmalarının mevsimlik olup olmadığı, davalı işyerinin kapsam ve niteliğiyle, davalıya ait işyerinde ne tür işlerin görüldüğü ve bu işlerin sürekli veya mevsimlik işler olup olmadığı, yılın tamamında mı yapıldığı, işyerinin sonbaharda ne kadar kapalı kaldığı, ilkbahar ayında ne zaman faaliyete başladığı davacının talep konusu dönemde hangi işi ne kadar süreyle yaptığı aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B- Mahkemenin 1. Bozma ilamına uyarak verdiği 06.07.2021 tarihli ve 2014/687 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararıyla;
Dinlenilen tanıklar, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davanın kısmen kabulü ile, davacının 7914.34.02 sicil numaralı … unvanlı işyerinde 01.01.1968 – 31.12.1984 tarihleri arasında, günleri tarih aralıkları ve kazançları hüküm kısmında belirtildiği üzere 5.885 gün daha çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
C- 2. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 29.12.2021 tarih, 2021/10322 Esas, 2021/16796
Karar sayılı bozma ilamında;
2.1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.2.Eldeki davada, bozma ilamı sonrası mahkemece 01.01.1968 – 31.12.1984 arası yönünden kısmen kabulüne karar verilerek hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece, bozma öncesi verilen ilk kararda 1970/3-31.12.1984 arası yönünden kısmen kabulüne dair hüküm kurulması ve iş bu kararı davacı vekilinin temyiz etmemesi; bozma sonrası kurulan hükümde ise 01.01.1968 den itibaren kabul kararı verilerek hüküm tesis edilmiş karşısında; 1968-1970 arası dönem bakımından usuli kazanılmış hak ihlali olduğu görülmekle; Mahkemece davalılar lehine oluşmuş iş bu usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
D- Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 18.11.2022 tarihli ve 2022/114 Esas, 2022/839 Karar sayılı kararıyla;
Davacı adına düzenlenen düzenlenen işe giriş bildirgesi ve tanık beyanlarına istinaden davacının 15.11.1967-31.12.1984 tarihleri arasında askerlik süreleri ve makul askere gidiş dönüş süreleri haricinde davalı işyerinde kesintisiz çalışmaları olduğu, ancak bozma ilamında da belirtildiği üzere … 7. İş Mahkemesinden verilen 09.04.2014 tarih ve 2007/608 Esas 2014/203 Karar sayılı kararda 1970/3 – 31.12.1984 tarihleri arasındaki tespite ilişkin olarak davacı tarafından temyiz edilmemesi göz önüne alınarak tespit edilebilecek hizmet süresinin 1970/3. döneminden başlatılması gerekmiş ve davacının tespiti mümkün hizmet sürelerinde bu yönde bir talebi olmadığı anlaşılmakla prime esas kazancının, prime esas kazanç alt sınırı altında olmamak üzere asgari ücret olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulü ile,
a-Davacının 7914.34.02 sicil numaralı … unvanlı işyerinde;
01.08.1970 – 30.09.1971 tarihleri arasında 420 gün ve günlük 12 TL kazançla,
01.10.1971 – 30.06.1974 tarihleri arasında 990 gün ve günlük 18 TL kazançla,
01.07.1974 – 30.06.1975 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 18 TL kazançla,
01.07.1975 – 31.05.1976 tarihleri arasında 330 gün ve günlük 40 TL kazançla,
01.06.1976 – 30.06.1977 tarihleri arasında 390 gün ve günlük 60 TL kazançla,
01.07.1977 – 31.12.1977 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 60 TL kazançla,
01.01.1978 – 10.07.1978 tarihleri arasında 190 gün ve günlük 110 TL kazançla,
11.07.1978 – 28.02.1979 tarihleri arasında 220 gün ve günlük 110 TL kazançla,
01.03.1979 – 30.04.1979 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 110 TL kazançla,
01.05.1979 – 30.06.1979 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 180 TL kazançla,
01.07.1979 – 29.02.1980 tarihleri arasında 240 gün ve günlük 180 TL kazançla,
01.03.1980 – 31.03.1981 tarihleri arasında 390 gün ve günlük 180 TL kazançla,
01.04.1981 – 30.04.1981 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 325 TL kazançla,
01.05.1981 – 31.01.1982 tarihleri arasında 270 gün ve günlük 325 TL kazançla,
01.02.1982 – 28.02.1982 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 350 TL kazançla,
01.03.1982 – 31.12.1982 tarihleri arasında 300 gün ve günlük 420 TL kazançla,
01.01.1983 – 31.12.1983 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 544 TL kazançla,
01.01.1984 – 31.03.1984 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 774 TL kazançla,
01.04.1984 – 30.06.1984 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 774 TL kazançla,
01.07.1984 – 31.12.1984 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 793 TL olmak üzere toplam 5.180 gün daha çalıştığının tespitine,
b-Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili ile davalı … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı … mirasçıları vekili; Yargıtayın bozma kararında dayandığı bozma sebebi yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Bozma kararının dayandığı yanılgılı değerlendirme düzeltilmemiş olup tekrar yanılgılı değerlendirme yapılmıştır. Yargıtayın, yerel mahkeme kararını bozma nedenleri düzeltilmemiş olup karar usule ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde 15.11.1967-1985 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun ve aynı Kanun’un geçici 7 inci maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum ve … mirasçıları vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilerden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…