Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8027 E. 2023/9985 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8027
KARAR NO : 2023/9985
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/238 E., 2022/1763 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/920 E., 2020/135 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Kurumdan … tahsis numarası ile aylık almakta iken boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği iddiası ile 21.03.2010 tarihi itibariyle aylığının kesildiğini, davalı kurumca … 1. İş Mahkemesinin 2016/388 Esas sayılı dosyası ile istirdat davası ikame edildiğini ve davanın reddedilerek kesinleştiğini, davanın reddi üzerine kuruma aylıkların bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi için başvuruda bulunduğunu ancak kurumun 31.10.2019 tarih 609911618-3/1435211 sayılı yazısı ile mahkeme kararında aylıkların bağlanması yönünde bir hüküm olmadığından bahisle talebin reddedildiğini belirterek muvazaalı boşanma olgusu ispat edilemediğinden müvekkiline yeniden aylığının bağlanarak ödenmeyen aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 59 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir” düzenlemesi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile “…taraf iddia ve savunmaları ile kesinleşen Mahkememizin 2016/388 esas, 2017/526 karar sayılı ilamı dikkate alınarak; davacının davalı kurumdan … tahsis numarası ile aylık almakta iken boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği iddiası ile davacının 21/03/2010 itibariyle aylığının kesildiği, davalı kurumca mahkememizin 2016/388 esas sayılı dosyasında açılan istirdat davasının red edilerek kesinleştiği, bu halde davacı ve eski eşinin eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilemediği, davacının kuruma aylıkların bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi için yapılan başvuruya kurumun 31/10/2019 tarih 609911618-3/1435211 sayılı yazısı ile mahkeme kararında aylıkların bağlanması yönünde bir hüküm olmadığından bahisle verdiği red kararının yerinde olmadığı ve davacıya yeniden aylığının bağlanması gerektiği anlaşılmakla, dosya kapsamı ile davacı vekilin talebi ve 22/06/2020 tarihli açıklama dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulü ile;davacının 21/03/2010 tarihi itibariyle kesilen aylığının yeniden bağlanması ve davacıya 20/03/2015 tarihinden itibaren ödenmeyen aylıklarının davalı kurumca hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine dair karar verilmiş, açıklanan gerekçe ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

-Davanın kabulü ile davacının 21/03/2010 tarihi itibariyle kesilen aylığının yeniden bağlanması ve davacıya 20/03/2015 tarihinden itibaren ödenmeyen aylıklarının davalı kurumca hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, …” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurumun yapmış olduğu işlemlerin Kanunların emredici hükümlerine uygun olduğunu, davacı maaşının yeniden bağlanmasını talep etmişse de bu yönde bir mahkeme kararı bulunmadığından kurum tarafından işlem yapılamadığını, davanın açılmasında Kurumun hiçbir kusuru bulunmayıp Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin tamamen yersiz ve hukuka aykırı olduğunu beyanla usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde; istinaf incelemesi sonucu kesinleşen … 1. İş Mahkemesi’nin 09.11.2017 tarih 2016/388 Esas 2017/526 Karar sayılı ilamı ile davacı ve eski eşinin uyuşmazlık konusu dönemde fiili birlikteliğinin bulunmadığının belirlenmiş olması ve davalı Kurumun yeniden fiili birliktelik kurulduğuna ilişkinin araştırma ve iddiasının olmaması karşısında İlk Derece Mahkemesince verilen karar yerindedir.

Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK’nın 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; “ölen sigortalının hak sahiplerinden; … eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır. “
Madde 96 hükmüne göre “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
…itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…”
Aynı Kanun’un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre “bu Kanun’un uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür …”, maddenin 2 nci fıkrasında “kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir…” şeklinde düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.