YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8084
KARAR NO : 2023/12496
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1149 E., 2023/1006 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/92 E., 2022/108 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde; Makine Mühendisi – Yardımcı Kontrol Elemanı sıfatıyla net 2.300,00-TL aylık ücret karşılığında, 01.04.2016 tarihinde işe başladığını, iş sözleşmesini 14.12.2017 tarihinde haklı nedenlerle feshettiğini ileri sürerek çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının, davalı firmada tam zamanlı ve süreklilik arz eden bir çalışması olmadığını, davacı ile müvekkili firma arasında sözlü olarak kısmi süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme gereği çalışmış olduğu günler bakımından SGK priminin müvekkili firma tarafından ödendiğini, hizmet tespiti davalarında fiili çalışma olgusunun varlığının şart olduğunu, davacının fiilen çalıştığı günlerle ilgili SGK’ya bildirim yapıldığını ve SGK priminin yatırıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, hizmet tespit davalarının kamu düzenine yönelik ücret tediye bordroları, dönem bordroları, sigortalıya ait şahsi sicil dosyası, vergi kaydı v.s belgeler Mahkemece celp edilerek incelenmesi, çalışma olgusu somut ve inandırıcı yazılı delillerle açıkça ortaya konulması gerektiğini belirterek, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında delil değerlendirmesinin eksik ve hatalı yapıldığını, dosyada bulunan yazılı belgelere rağmen davalı işveren hesabına çalışan bordro tanıklarından sadece bir kaçının beyanlarına itibar edilmesinin önce genel hukuk akabinde de iş hukuku ilkelerine aykırı olduğunu, davacının kontrol elemanı sıfatı ile belirli bir işyerinde masa başı iş yapmadığı hususunun da gözardı edildiğini, Mahkemece eksik inceleme ve delillerin hatalı değerlendirmesi ile hüküm tesis edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
İnceleme konusu davada; davacı davalıya ait iş yerinde makina mühendisi-kontrol elemanı olarak 01.04.2016-14.12.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiş, Mahkeme davanın subüt bulmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Somut olayda; davacının davalıya ait iş yerinde, talep öncesi dönemde 04.05.2014 – 10.02.2015 ile 01.04.2016 – 30.05.2016 tarihleri arasında bildirimlerinin olduğu, yapılan bildirimlerin 6 kodu ile yarı zamanlı çalışma nedenine dayalı olarak eksik bildirildiği, uyuşmazlık konusu dönemde herhangi bir sigortalılık kaydının mevcut olmadığı, dosya içeriğinde bulunan taraflar arasında imzalanan bila tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi içeriğine göre davacının haftada 5 gün için toplam 40 saat üzerinden çalışacağının hükme bağlandığı, ücret kısmının boş bırakıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı … İl Müdürlüğünün yazısı eklerinde, davacının denetim yardımcı elemanı olarak 2016/10-2017/12 dönemleri arasında görevlendirildiğine dair kayıtların dosyada yer aldığı, yine davacıya ait banka hesap hareketlerinin bulunduğu ancak çözümü yapılamadığı için Mahkemece değerlendirilemeyen cd nin dosyada yer aldığı, dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanıklarca davacının çalışmasına dair bilgi ve görgülerinin olmadığının belirtildiği, bir kısmı tarafından çalıştığının ancak çalışma başlangıç ve bitişine dair net bir bilgilerinin olmadığının, bir kısım tanıklar tarafından ise davacının imzacı olarak iş yerine sürekli olarak gelmesi gerekmeyen grubun içinde yer aldığının ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece öncelikle, resen araştırma ilkesi gereğince aynı dönemde işyerinde çalışan ve bordroda kayıtlı olan çalışanlar ve gerek duyulması halinde komşu işyeri tanıkları tespit edilerek davacının çalışma şekli, süresi, işyerinde kimden emir ve talimat aldığı konularında yeteri kadarının bilgi ve görgülerine başvurulmalı, varsa beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, davacı yanın hesap hareketlerini ihtiva eden banka kayıtlarını içeren cd nin çözümü yaptırılarak, davalı işveren tarafından davacıya yapıldığı ileri sürülen ödemelerin varlığı araştırılmalı, böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu hususlar, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.