Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8109 E. 2023/9585 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8109
KARAR NO : 2023/9585
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1595 E., 2023/971 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/305 E., 2022/60 K.

Taraflar arasındaki yurtdışı borçlanması kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacıya yurtdışı çalışma sürelerini borçlanarak yaşlılık aylığı tahsis talebi üzerine 01.07.2016 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, akabinde ise 12.03.2020 tarihli yazı ile 01.07.2016-28.11.2019 tarihleri arasında yurt dışında sigortalılığının devam ettiği iddiasıyla aylığının iptal edildiğini ve yapılan aylık ödemelerinin borç çıkarıldığını, işleme dayanak Alman sigorta kurumunun yazısında belirtmiş olduğu “Pflichtbeitragszeit Schadensersatz” teriminin çalışmasından veya sosyal yardım almasından kaynaklı bir prim ödemesi olmadığını, 2002 yılında geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde emeklilik sigortası ödemelerinde prim kaybına karşılamak üzere trafik kazasına sebebiyet veren kişinin sigorta şirketi tarafından yatırıldığını beyan ederek yaşlılık aylığının durdurulduğu tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının yaşlılık aylığının durdurulduğu tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine ve aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu, usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan borçlanma sonrası 506 sayılı Kanun’un geçici 87/A maddesi uyarınca 01.07.2016 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı almakta olan davacının hizmet cetvelinde, tahsis talep tarihinden itibaren prim ödemesi ile ilgili zarar ödemesi göründüğünden yaşlılık aylığının durdurulduğu ve 01.07.2016-24.11.2019 dönemine ait yersiz ödenen aylıklara ilişkin olarak borç oluşturulduğu, davacı adına ödenmekte olan ve Pflichtbeitragszcit Sehadensersatz – tazminat ödenmesinden dolayı zorunlu prim süresi) olarak tanımlanan prim ödemelerinin, davacının çalışmalarına ya da “Sosyal sigorta ödeneği” ile “Sosyal yardım ödeneği” kapsamında bulunmadığı, hizmet cetvelinde yer verilen prim ödemelerinin davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle prim haklarının olaya sebep olan kişinin mali yükümlülük sigortası tarafından yerine getirilmesi sonucu Alman Emeklilik Sigortasına aktarılan tutar olduğu, bu durumun 3201 sayılı Kanunda yer verilen kesin dönüş engeli niteliğinde bulunmadığı, davacıya bağlanan yaşlılık aylığını kesen ve yersiz ödeme çıkaran Kurum işleminin iptalinin gerektiği anlaşılmakla…” gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf gerekçeleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yurt dışı borçlanması kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.