YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/817
KARAR NO : 2023/1040
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/374 E., 2022/560 K.
vekili Avukat …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.01.2017
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin şehirlerarası yolcu taşıma işi ile iştigal ettiğini, 13.06.2016 tarihinde davacı şirkete ait şehir içi servis aracına servis araçlarının girmesi yasak olan bölgeye girdiğinden trafik cezası uygulandığını, davacı şirket yetkililerinin öğrendiğine göre davacı şirket çalışanın kendi şahsi işlerini yapmak için söz konusu aracı davacı şirkete bilgi vermeden … isimli arkadaşına teslim ettiğini, bu şahsın da şirket çalışanı olmadığını, aracı emaneten kullandığını, hangi bölgelere girilmeyeceğini bilmediğini trafik polisine beyan ettiğini, trafik cezasını uygulayan trafik memurunun aracı kullanan şahsın davacı şirket çalışanı olduğuna dair SGK İl Müdürlüğü’ne bildirimde bulunduğunu, bunun üzerine davalı kurumun başkaca hiçbir araştırma yapmadan davacıya 6.588 TL idari para cezası tatbik ettiğini ve davacı şirketin sigorta prim teşviklerinden faydalanmasını iptal ettiğini, davacının davalı kuruma başvurarak işlemin düzeltilmesini talep ettiğini ancak kurumun talebi kabul etmediğini, davacı firma çalışanı …’ın kendi şahsi işini görmek üzere şirket yetkilisine bilgi vermeden bir-iki saatliğine servisi arkadaşına yaptırmasının, … ile davacı şirket arasında iş sözleşmesi olduğunun kabulü için yeterli olmadığını, davalı kurumun davacının prim teşvikinden faydalanmasını dava konusu eylem nedeniyle hukuka aykırı olarak iptal ettiğini, bu iptal işleminin davacı şirkete aylık maliyetinin 7-8 bin TL’yi bulduğunu, işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek; davalı kurumun davacının teşvikten faydalanmasını iptal eden işlemin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, davalı kurum tarafından düzenlenen 19.01.2017 tarih ve 810.213 sayılı 6.588 TL tutarlı idari para cezasının iptaline, davalı Kurumun 19.01.2017 tarih ve 810.263 sayılı davacı şirketin prim teşvikinden faydalanmasını iptal eden ve yersiz yararlanıldığı ileri sürülen teşvik bedellerinin iadesinin istendiği işlemin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 21.02.2018 tarihli duruşmada ise, dava dilekçesinde her ne kadar idari para cezasının iptalini talep etmiş iseler de aslında bu taleplerinin kurum işleminin iptali talebinin içeriğinde yer olan bir talep olduğunu, bu nedenle kurum işleminin iptali yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili, açılan davanın yersiz olduğu, kurum işlemlerinin haklı nedene dayandığını, yapılan kurum işlemlerinde herhangi bir yanlışlık ya da usulsüzlük bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2018/412 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında somut dava dosyası incelendiğinde, dava kurum işleminin iptali ve idari para cezasının iptali istemlerine ilişkin olup idari para cezasının iptali istemi yönünden idare mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle tefrik edilen diğer dosyada, davanın reddine karar verilmiş ve süresi içinde idari yargıda dava açılmamış olması nedeniyle idari para cezası kesinleşmiş ise de idari para cezasının kesinleşmiş olması eldeki davanın görülmesine engel teşkil etmeyip dava konusunun kurum işleminin iptaline yönelik olması karşısında idari para cezasının kesinleşmiş olması nedeniyle kurum işleminin yerinde olduğuna dair kabul hatalı olup işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu kurum işlemine esas teşkil eden olay yönünden … isimli şahıs ile davacı işveren arasında işçi-işveren ilişkisi ve dolayısıyla iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak kurum işleminin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, dosya içeriğindeki delillere göre, …’nın davalı şirketin işçisi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı kurum tarafından düzenlenen ve hukuka uyarlı olmayan 19.01.2017 tarih ve 810.263 sayılı yazı kapsamındaki kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Kurum, kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu kurum işlemine esas teşkil eden olay yönünden … isimli şahıs ile davacı işveren arasında işçi-işveren ilişkisi ve dolayısıyla iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak kurum işleminin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…