Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/818 E. 2023/1129 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/818
KARAR NO : 2023/1129
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/669 E., 2022/749 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 17.04.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/164 E., 2019/196 K.

Taraflar arasındaki yetim aylığı almaya hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı eşinden ve 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı babasından ölüm aylığına hak kazandığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 04.01.2008 tarihinde ölen babası ve 31.10.2018 tarihinde ölen eşinin sigortalılıkları farklı statüde olduğu gibi, babasının ölüm tarihinin 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi 01.10.2008 tarihinden önce olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 54/5 inci maddesinin uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, farklı statüdeki sigortalıların ölümlerinden babanın ölümü 5510 sayılı Kanun’un yürürlülük tarihi öncesi olması nedeniyle babasından aylık bağlanıp bağlanmayacağı noktasında geçici 7 inci madde gereği mülga 1479 sayılı Kanun’un 45 inci maddesine gidildiğinde davacıya babasının 4/1-b sigortalılığından yetim aylığı bağlanması gerektiği, kurumun işleminin iptali ile davacıya eşinden bağlanan ölü aylığı yanından babasından da 01.11.2018 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı kurumun davacıya yetim aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin 20.02.2019 tarihli işlemin iptaline, davacıya 01.11.2018 tarihinden itibaren ölüm aylığı da bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 34 ve 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre, hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylığın bağlanacağının açıkça düzenlendiğini, kurum işleminin hukuka aykırılığı bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eşinin ve babasının 5510 sayılı Kanun hükümleri yürürlükte değilken vefat etmesi nedeniyle babasından bağlanan aylık nedeniyle 1479 Sayılı Kanun hükümlerine göre talebin değerlendirilmesi gerektiği, davacıya hem eşinden hem de babasından dolayı aylık bağlanmasının engel olmadığı 07.12.2021 tarih 2021/10-459 Esas 2021/1585 Karar sayılı Hukuk Genel Kurulunun emsal kararında da belirtildiğinden, mahkemenin kabulünün yerinde olduğu gerekçesi ile davalı tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, 5510 sayılı Kanun’un 34 ve 54 üncü maddelerine göre, hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylığın bağlanacağını, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden dolayı ölüm aylığı almakta olan davacının, aynı zamanda babasından dolayı da ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespiti, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 34 ve 54 üncü maddeleri

3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, davacıya 31.10.2018 tarihinde vefat eden eşinden 506 sayılı Kanun kapsamında kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alan babasının 04.01.2008 tarihinde vefat ettiği, davacının babasından da ölüm aylığı bağlanması için 18.02.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, kurumun iki aylıktan tercih ettiğinin bağlanabileceğini belirterek talebi reddettiği anlaşılmıştır.

1479 sayılı Kanun’un “Eş ve çocuklara, ana ve babaya tahsis yapılması” başlığını taşıyan 45 inci maddesinin 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanunla değişik 2 inci fıkrasının (c) bendinde, sigortalının; 18 yaşını (veya ortaöğretim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğretim yapması halinde 25 yaşını) doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malûl bulunan çocukları ile geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş kız çocuklarına aylık bağlanacağı belirtilmiş, daha sonra 04.10.2000 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bentteki “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” koşulu, “bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olarak değiştirilip 1479 sayılı Kanunun “Ölüm aylığının kesilmesi” başlıklı 46. maddesinin 2. fıkrasına, “Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” cümlesi eklenmiş, ancak, söz konusu KHK, Anayasa Mahkemesi’nin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 gün 61/34 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

İptale konu düzenleme daha sonra bu kez kanun koyucu tarafından 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve anılan (c) bendini değiştiren 4956 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle benimsenerek, sigortalının evli olmayan/boşanan/dul kalan kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” şartı, “bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olarak değiştirilmiş, aynı zamanda 46 ıncı maddenin 2 inci fıkrasına da “Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” cümlesi yeniden eklenmiştir.

5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise, bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 31.10.2018 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 34 ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu, davada uygulanması mümkün olmayan 1479 sayılı Kanun hükümleri dayanak alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.