YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/832
KARAR NO : 2023/1713
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1357 E., 2022/1190 K.
DAVALILAR : 1- … vekili Avukat …
2- … vekili Avukat …
…
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/45 E., 2022/548 K.
Taraflar arasındaki 5620 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında çalışmanın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın asıl dava ve birleşen dava yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın HMK 114/b ve 115/2 nci maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl dava ile davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.1999 tarihinden itibaren davalı … bünyesinde geçici işçi olarak çalışmaya başladığını ve 1999 yılında 180 gün, 2000 yılında 243 gün, 2001 yılında 343 gün, 2002 yılında 360 gün, 2003 yılında 360 gün, 2004 yılında 360 gün, 2005 yılında 351 gün, 2006 yılında 270 gün sigortalı çalıştığını, müvekkilinin 2006 yılındaki çalışma süresinin hesabında doğum izninde geçen sürelerin dikkate alınmaması yasal düzenlemelere ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, bu sebeple 5620 sayılı Kanun kapsamında davalı … bünyesinde geçici işçi olarak çalışan müvekkilinin 2006 yılındaki çalışma süresinin tespiti ile doğum izninde geçen sürenin çalışma süresinin hesabında dikkate alınmasını talep etmiştir.
Birleşen dosya olan 202/88 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 01.07.1999 tarihinden itibaren davalı … Belediye Başkanlığı bünyesinde çalıştığını, 19.09.2006 tarihinde doğum yaptığını ve doğum izninde geçen sürelerin çalışma süresinin hesabında dikkate alınmadığını ve bu uygulamanın yasal düzenlemeler ile Yargıtay yerleşik içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu beyan ederek müvekkili davacının 2006 yılı içerisindeki çalışma süresi belirlenirken 4857 sayılı İş Kanunu’nun 74 üncü maddesi kapsamında 2006 yılı Eylül ayından itibaren doğum izninde geçen süreler de dahil edilmek suretiyle belirlenmesi, 5620 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi 2 nci fıkrası kapsamında, yıl içerisinde çalıştırılacağı sürelerin 2006 yılı içerisinde kullandığı doğum izinleri de dahil edilerek belirlenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkil kurum açısından husumet nedeni ile ve şartları oluşmayan haksız davanın tüm taleplerle birlikte zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının talebi 2006 yılına ilişkin olduğunu, 2006 yılında müvekkili … henüz kurulmadığını, davacı, Büyükşehire Dönüşen mülga Antakya il belediyesi eski çalışanı olduğunu, Antakya İlçe belediyemiz kurulmazdan evvelki döneme ait talebi olduğunu, tüm bu nedenle dosyada husumetin Hatay Büyükşehir Belediyesine yöneltilesine karar verilerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacının imzalamış olduğu iş akdi doğrultusunda işlem tesis edildiğini, her ne kadar dava konusu işlem Antakya İl Belediyesi zamanına ilişkin ise de davacı sonradan 6360 sayılı Kanun gereği Antakya İlçe Belediyesine devredildiği için çalışmalarına, siciline vb. ilişkin işlemlerin artık idarelerince tesisi imkanı bulunmadığını, davacıya ilişkin idarelerinin nezdinde herhangi bir bilgi, belge de bulunmadığını, ilgili işlemlerin, sosyal güvenlik kayıtlarına ilişkin olması nedeniyle, sosyal güvenlik kurumu tarafından icra edilmesi gerektiğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Asıl dava yönünden (2021/45)
A) Davanın kabulü ile; davacının 5620 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi 2 nci fıkrası gereğince bir yıl içerisinde 12 ay çalıştırılması gerektiğinin tespitine,
2-Birleşen dava yönünden (2022/88)
A) Davanın kabulü ile; davacının 5620 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi 2 nci fıkrası gereğince bir yıl içerisinde 12 ay çalıştırılması gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … BB Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu işlem Antakya İl Belediyesi zamanına ilişkin ise de davacı sonradan 6360 sayılı Kanun gereği Antakya İlçe Belediyesine devredildiği için çalışmalarına, siciline vb. ilişkin işlemlerin artık idarelerince tesisi imkanı bulunmadığını, davacıya ilişkin idarelerinin nezdinde herhangi bir bilgi, belge de bulunmadığını, ilgili işlemlerin, sosyal güvenlik kayıtlarına ilişkin olması nedeniyle, sosyal güvenlik kurumu tarafından icra edilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, 2006 yılında müvekkili Belediyenin kurulmamış olduğunu, davanın tarafının Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğunu, davacının taleplerinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın 15 yıl kadar sonra açılmış olmasının ayrıca hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Anılan Yargıtay İlamında yapılan açıklamalar, özetlenen dosya kapsamı ve kanuni düzenlemelere göre, Mahkemece anılan gerekçelerle HMK 114 ve 115 inci maddelerine göre yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davaların usulden reddine karar verilecek yerde farklı gerekçelerle hükümdeki karar verilmiş olması kanuna ve olaya uygun olmamıştır” gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın HMK 114/b ve 115/2 nci maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; huzurdaki davanın 5510 sayılı Kanunda düzenlenen “hizmet tespit davası” olmayıp, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 55 inci maddesi uyarınca doğum izninde geçen sürelerin çalışılmış sayılması gerektiği hususu göz önünde bulundurularak davacı müvekkilin hizmet süresinin 12 ay olması gerektiği ile davacı müvekkilin 12 ay süre ile çalıştırılması gerektiğinin tespitine yönelik bir dava olduğunu, davacının 12 ay çalıştırılması gerekirken 9 ay çalıştırılması sebebiyle davanın ikame edildiğini, davacının 01.07.1999 tarihinden itibaren geçici işçi olarak ve 12 ay çalıştırılmak sureti ile eski İl Antakya Belediye Başkanlığında çalışmaya başladığını, 19.09.2006 tarihinde doğum yapması nedeni ile doğum iznine ayrıldığını, davacının 5620 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel statüsüne geçmeyi kabul etmemesi nedeniyle aynı kanunun geçici 1 inci maddesi 2 nci fıkrası gereği, 2006 yılındaki çalışma süresini aşmamak üzere geçici işçi statüsünde ve eski İl … (yeni Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı) nezdinde çalışmaya devam ettiğini, ancak çalışma süresi davalı tarafça tespit edilirken 5620 sayılı Kanun gereğince 2006 yılındaki çalışma süresine bakılarak toplam 270 gün/9 ay üzerinden çalışma süresinin belirlendiğini, oysa davacının doğum izninde geçen sürelerin hesaba katılmamasının hatalı olduğunu, bu nedenle de her yıl 3 ay eksik olarak çalıştırıldığını, davacının 07.08.2006 tarihinde doğum öncesi izne çıktığını, 20.09.2006 tarihinde ise doğum sonrası 8 haftalık izne ayrıldığını, bu sürelerin 2006 yılından sayılmamasının hatalı olduğunu, buna göre davanın konusununda çalışma süresinin yanlış tespit edilmesi gerekçesine dayandığını, davanın 5510 sayılı Kanun anlamında hizmet tespiti davası olmadığını, 22. Hukuk Dairesi ile 9. Hukuk dairesi kararlarında da doğum izni sürelerinin çalışılmış gibi değerlendirilmesi gerekliliğinin vurgulandığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davacının 2006 yılında 12 ay süreyle çalıştırıldığının tespitine yönelik davasının kabulü gerektiğini beyanla verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının doğum sebebi ile istirahatlı ve ücretli izinli kaldığı sürelerin 5620 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri ve 5620 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…