Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8352 E. 2023/8125 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8352
KARAR NO : 2023/8125
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1576 E., 2023/1379 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/165 E., 2022/86 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı Kurumun 201163770 sigorta sicil numaralı sigortalısı olduğunu, bu sicil numarasını ilk defa çalışmaya başladığı 26.03.1992 tarihli çalışmasından dolayı aldığını, kendisine aynı tarihte bir sigorta kartı tanzim edildiğini, bu tarihten itibaren aynı sicil numarasını kullandığını ve kendisini bu tarihten itibaren sigortalı olarak belgelediğini, emeklilikle ilgili prim ödeme şartını yerine getirip getirmediğini davalı kurumdan öğrenmek istediğini, bu başvurusuna karşılık, sigortalı işe giriş bildirgesinin işverence süresinde verildiğini, dosyasında bu belgenin mevcut olmasına rağmen prim ödeme belgelerinin bulunmadığının bildirildiğini beyanla, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 26.03.1992 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile …’ın sigortalılık başlangıç tarihinin 26.03.1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, resmi kayıt ve belgelerin irdelenmediğini, sadece tanık anlatımlarına ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verildiği belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 26.03.1992 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden i…olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına dava dışı …Tur. San. Tic. A.Ş. unvanlı …sicil no.lu iş yerinden 26.03.1992 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, işyerinin inşaat mahiyetli işyerinin 01.08.1991- 01.08.1991 arası Kanun kapsamında bulunduğu, 1992 yılına ilişkin dönem bordrosunun olmadığı, Mahkemenin SGK, emniyet vergi dairesi aracılığıyla yaptığı araştırmada komşu işyeri tespiti yapılmadığı, öte yandan davacının işe giriş bildirgesindeki işyeri adresi olan…… adresinde davalı işyeri ile ilgili faaliyetin devam edip etmediği ve komşu işyeri tespiti kapsamında düzenlenen yoklama fişinde, yoklamaya konu mükellef ve işyeri tespit edilemediği, dava dışı işveren şirketin vergi kaydı olarak … merkezli ikamet amaçlı bina inşaatı konulu vergi kaydının olduğunun bu kaydın da 31.07.2004 tarihinde resen terk kapsamında kapatıldığının bildirildiği, dosya kapsamında dava konusu işyerinden iki davacı tanığının dinlendiği, bu tanıkların da işyerinden birinin 10.02.1992 diğerinin 10.03.1992 tarihli işe giriş bildirgelerinin olduğu, ancak sigortalılıklarının bulunmadığı, davaya konu inşaat işyerinin varlığı hususnda inşaat ruhsatı vs. olup olmadığının araştırılmadığı, işe giriş bildirgesi tarihi itibariyle 20 yaşında olan davacının askerlik durumunun da araştırılmadığı ve Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

2. Buna göre Mahkemece, dava dışı inşaat mahiyetli işyerinin inşaat ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgilerinin ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, ilgili vergi dairesinden tekrar anılan adrese ilişkin bir vergi kaydının olup olmadığı sorulmalı, davacının askerlik durumu ilgili askerlik şubesinden sorulmak suretiyle belirlenmeli, davacıya çalışmasını bilebilecek komşu işyeri tanıkları olup olmadığı sorulmalı, tespiti halinde çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.