YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8506
KARAR NO : 2023/12967
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/451 E., 2022/2207 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/25 E., 2021/362 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı … Makine Ticaret A.Ş.nin Huzurkentte yaptığı … Servis Binası İnşaatında 20.02.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, 28.02.2013 tarihinde inşaattan düşerek yaralandığını, bu kaza üzerine davalı şirketin 01.03.2013 günü davacının sigorta girişini yaptığını ve 30.04.2013 tarihinde de çıkışının bildirildiğini, davacının davalı işyerinde 20.02.2013 tarihinde çalışmaya başladığını bu çalışmasının 31.08.2013 tarihine kadar devam ettiğini beyanla 20.02.2013 ile 01.03.2013 arası ve 30.04.2013 ile 31.08.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının incelenmesi ile davacının çalışmış olduğu diğer davalı işverenin işyeri işçilik bildirimi yapıldığı dönemde kanun kapsamına alındığını, davacının iddia etmiş olduğu dönem itibariyle fiili bir çalışmasının bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 20.02.2013-01.03.2013 ve 30.04.2013-30.08.2013 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı 1102909 sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, diğer süreleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, davacının SGK kayıtlarında mevcut olan zamanlar dışında çalışması bulunmadığını, davacının iddialarını destekleyen herhangi bir somut delil sunmadığını, sadece tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Fer’i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının eksik ve hatalı olduğunu, Mahkemece çalışmaya ilişkin araştırma yapılmadığını, müvekkili Kurum kayıtlarında davacının talep ettiği tarihlere dair çalışmanın bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanlarından veya dosyadaki diğer belge ve bilgilerden davacının 30.04.2013-30.08.2013 arası çalıştığının kabulü için yeterli delil bulunmadığı, davanın kısmen kabulünün yerinde olacağı değerlendirilerek hükmün düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılarak HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının 20.02.2013-01.03.2013 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı 1102909 sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine, diğer süreleri ile birleştirilmesine, 30.04.2013-31.08.2013 tarihleri arasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bahse konu inşaat alanının çok büyük olduğunu, dolayısıyla aynı dönemde çalışılsa dahi inşaat alanı büyük olması nedeniyle birbirini tanımayan işçilerin söz konusu olduğunu, kaldı ki inşaat alanının bu büyüklüğüne rağmen davacının 30.04.2013-30.08.2013 tarihleri arası çalıştığına ilişkin bordro tanıkları dahil bir çok tanık söz konusu olduğunu, çalışma iddiasını doğrulayan 2 bordro tanığının beyanının gerçek olduğunu, komşu iş yeri tanığının ise işin mahiyeti gereği ve çalışma alanının genişliği ve çalışma süresinin uzun olması nedeniyle bilmemesi hayatın olağan akışında mümkün olup aleyhe değerlendirilmesinin mümkün olmadığını beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı şirket vekili; davanın kısmen kabulüne karar verilebilmesi için dosya içinde yeterli somut delil bulunmadığını, dava ispatlanamadığından reddinin gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince tanık …’in beyanına itibar edilerek davacının yalnızca 20.02.2013-01.03.2013 tarihleri arasındaki hizmet süresinin tespitine karar verildiğini, oysa tanık …’in 12.01.2017 tarihli celsedeki ifadesinde davacının kendisinden 4-5 ay sonra işe başladığını ifade ettiğini, tanığın bu ifadesinin davacının 01.03.2013 tarihli işe girişini doğrular nitelikte olduğunu, dinlenen tüm tanık beyanları incelendiğinde davacının müvekkili şirkette iddia olunan dönemde çalıştığını gösterir hiçbir somut delil bulunmadığını beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 20.02.2013 ile 01.03.2013 ve 30.04.2013 ile 31.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yüklenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.