Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8531 E. 2023/9244 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8531
KARAR NO : 2023/9244
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1093 E., 2023/894 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/686 E., 2022/733 K.

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar … ve Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar … ve Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın 18.03.2019 tarihinde …’ın yapımını üstlendiği … ili … ilçesi … (…) Mahallesinde … ve …’e ait inşaatta çalışırken, inşaatın kısmen çökmesi neticesinde yaralandığı ve 04.06.2019 tarihinde hastanede vefat ettiğini, meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun’a göre iş kazası olduğunu, ancak Kurum tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek, davacıların murisi …’ın ölümüne sebep olan kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usulden reddini karar verilmesi gerektiğini, davanın açılması için kanunun ön gördüğü zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı definde bulunduklarını, …’ın kaza nedeniyle vefat etmesine neden olan inşaatın müvekkili ve … ile bir alakası bulunmadığını, müvekkilinin bildiği kadarıyla kazanın meydana geldiği yerin …’a ait olduğunu, …’nın çocuğunun da … olduğunu, … İlçe Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak Köy Muhtarından da sorularak keşif yapılmak suretiyle kazanın meydana geldiği yerin kime ait olduğunun tespit edilmesini talep ettiklerini, kazanın meydana geldiği yerde …’ın ve …’in müteahhit olmadığını, … ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, müvekkilinin bildiği kadarıyla …’ın aynı köyden … dışında da başka inşaat işleri aldığını, yine …’ın müteahhitlik ve taşeronluk işleri yaptığını, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, nitekim SGK tarafından yapılan soruşturma neticesinde meydana gelen kazanın iş kazası olmadığının açıkça ortaya çıktığını, kazanın meydana geldiği tarihte …’ın …’de …, …/Maltepe’de Melodin Tekstil isimli işyerlerinde çalıştığını açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve Mahkeme vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili Kurumca davaya konu olayın iş kazası olmadığının belirtildiğini, davacının hizmet tespiti yönünden öncelikle bir tespitin yapılması gerektiğini, hizmet tespiti yapılmadan doğrudan bir iş kazasının tespitinin yapılmasının mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafından iş kazası olayının inşaatta meydana geldiğine dair bir takım deliller ileri sürülmüş ise de bu delillerin tek başına iş kazasının tespiti için yeterli olmadığını, Kurumun hukuka uygun olarak işlemlerini yaptığını, davacının uzun bir zaman geçtikten sonra dava açmasından dolayı zamanaşımı itirazlarının olduğunu, re’sen tüm delillerin toplanarak bir karar verilmesi gerektiğini, davanın kamu düzenine ilişkin yönünün de bulunduğunu, hizmet tespiti davasında olduğu gibi işbu davada da kamu tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, önceliğin yazılı delillere verilmesi gerektiğini, tek başına davacı tarafından gösterilecek tanıklara da itibar edilmemesi gerektiğini, bundan sonra toplanacak delillerle ancak bir sonuca gidilmesinin mümkün olduğunu, davanın reddini yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile meydana gelen kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi gereği sigortalının işini yaptığı sırada ve işveren tarafından verilen bir iş dolayısıyla meydana geldiği, kazanın işyeri sayılan inşaatta gerçekleştiği, meydana gelen kaza ile ile yapılan iş arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile müteveffa …’ın davalı … bünyesinde çalışması sırasında 18.03.2019 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve davalı Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kabul kararının hatalı olduğunu, Yerel Mahkemenin ilk kararında belirtilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından usulü kazanılmış hakkın korunmadığını belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olay bakımından, ceza dosyası, eldeki dosyada dinlenen tanık beyanları, kaza tarihini takip eden hastane kayıtları birlikte değerlendirildiğinde vefat eden sigortalının takım sözleşmesi kapsamında (işçi olarak çalışmakta iken) takım kılavuzu sıfatına sahip olduğu ve olayın mesai saatleri içinde gerçekleştiği anlaşılmakla Yerel Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin karar yerindedir. Ayrıca davalı Kurum tarafından Yerel Mahkemece verilen ilk kararda müvekkili Kurum lehine oluşan yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından usulü kazanılmış hakkın korunmadığı belirtilmiş ise de ilk karar tarihinde taraf teşkilinin sağlanmaması nedeniyle usulü kazanılmış hakkın oluşması mümkün olmadığından bu hususa dair istinaf istemi de yerinde değildir. Bu açıklamalar kapsamında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacılar murisi …’ın davalı … nezdinde çalışırken 18.03.2019 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.