YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8564
KARAR NO : 2023/9979
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1317 E., 2023/1042 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/301 E., 2022/173 K.
Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vergi kaydı nedeniyle 4-b sigortalısı olan davacının 04.10.2000 tarihinden itibaren Mülga 1479 sayılı Kanun’a tabi olarak Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğini, mesleki ticari faaliyeti nedeniyle 03.11.1994 tarihinden itibaren vergi kaydı başlayan ve halen devam eden davacının 4-b sigortalılığının Kurum tarafından 04.10.2000 tarihinden itibaren başlatıldığını, 1994-2000 dönemi için tescil işleminin başvuruya rağmen kabul edilmediğini belirterek Tirebolu Mal Müdürlüğünde vergi kaydı ve Tirebolu Şoförler Odasında meslek odası kaydı bulunan davacının 03.11.1994-03.10.2000 tarihleri arası dönemde 4-b (Bağ-Kur) sigortalısı olarak tesciline ve aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, 619 sayılı KHK ve 4956 sayılı Kanun gereği 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescili yapılmayanların tescilinin 04.10.2000 tarihi itibari ile yapılır hükmünün amir olduğunu, davacı tarafın Bağ-Kur’lu olmak için 15.01.2001 tarih ve 949 varideli giriş bildirgesi ile Kuruma müracaat ettiğini ve yukarıda açıklanan mevzuat gereği tescilinin 04.10.2000 olarak yapıldığını, sigortalının bu tarihten önce bir müracaatının olmadığını, dolayısı ile mevcut kanun maddeleri gereği davacı tarafın talebinin yapılamadığını, idarenin işleminin yasal olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı 15.01.2001 tarih 949 varide sayılı Bağ-Kur’a giriş bildirgesine istinaden 04.10.2000 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmiş olduğundan davacının Kuruma tescil edildiği tarihe göre gerek 619 sayılı KHK’nın Geçici 1 inci maddesi hükmünün gerekse benzer bir düzenlemeyi öngören 4956 sayılı Kanun ile değişik 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci madde hükmünün somut olayda uygulanma olanakları bulunmayıp anılan tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kaydının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3165 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “gerçek ve götürü usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlardan” gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da Esnaf ve Sanatkarlar Siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayılacaklarının düzenlendiği, yukarıda açıklanan yazılı kayıtlara göre dava konusu dönemde oda kaydı ve vergi kaydı bulunan davacının vergi mükellefiyetinin başlangıç tarihinden itibaren dava konusu dönem için devam eden vergi ve oda kaydı nedeniyle talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne,İbrahim ve … oğlu, 01.01.1969 doğumlu, … TC kimlik numaralı davacı …’nın 03.11.1994-03.10.2000 tarihleri arasında sürekli olarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ilgili sürelerle ilgili olarak ilk itirazlarının olduğunu, 619 sayılı KHK ve 4956 sayılı Kanun gereği 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescili yapılmayanların tescili 04.10.2000 tarihi itibari ile yapılır hükmünün yer aldığını, davacı taraf Bağ-Kurl’u olmak için 15.01.2001 tarih ve 949 varideli giriş bildirgesi ile kuruma müracaat ettiğini ve tescilin açıklanan mevzuat gereği 04.10.2000 olarak yapıldığını, sigortalının bu tarihten önce bir müracaatının olmadığını dolayısı ile mevcut kanun maddeleri gereğince davacı tarafın talebinin yapılamadığını, idarenin yapmış olduğu işlemin yasalar gereği olduğunu, idarenin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın yersiz ve hukuka aykırı olarak açıldığın belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki kayıt ve tescil işlemi 15.01.2001 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden yapılmış olup, davacının talep ettiği 03.11.1994 -03.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunmasının yeterli olduğu, davacının dava konusu dönemde vergi kaydı kesintisiz olduğu gibi, esnaf ve sanatkarlar odası kaydı ile şoförler ve otomobilciler odası kaydının da bulunduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında hata olmadığı anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacının vergi kaydına istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4956 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 18 inci madde
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.