Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8568 E. 2023/10041 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8568
KARAR NO : 2023/10041
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1498 E., 2023/1116 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/229 E., 2022/222 K.

Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ve aylıkların ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin TC … kimlik nolu eşi …’ın, 14.04.2020 tarihinde vefat ettiğini, eşinin 4/a statüsünde 962 günü olması neden ile 4/a statüsünden dul aylığı bağlandığını, bilahare eşinin son çalışması 4/b statüsünde Bağ-Kurlu olması ve eşinin ölmeden askerlik borçlanması yapması nedeni ile bağ-kur statüsünden dul aylığı bağlanması gerektiği belirtilerek bağ-kur üzerinden prim ödemelerinin yaptırıldığını ve bilahare 4/a dul aylığı iptal edilerek 4/b statüsünde dul aylığı bağlandığını, davalı Kuruma 15.02.2021 tarihinde yazı yazılarak, davacının müteveffa eşi …’ın, SSK statüsünde 900 günden fazla (962) günü olması nedeniyle, 14.04.2020 ölüm tarihinden itibaren dul aylığı bağlanması için yeterli olduğundan, Bağ-Kur hizmetleri kaale alınmadan yalnızca 4/a (SSK) statüsündeki çalışmalar gözönüne alınarak dul aylığı bağlanmasını ve davacının, eşinin yaptığı askerlik borçlanmasından feragat ettiğinden borçlanma bedelinin davacıya iadesi talep edilmiş ise de yazıya 60 gün içinde cevap verilmediğini, davacının yalnızca SSK. ndaki günler göz önüne alınarak yetim aylığı bağlanmasını istediğini, davalı kurumun bu talebini kabul etmediğini, kurumun bu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davacıya dul aylığı bağlanması için eşinin ssk statüsündeki günleri 900 günden fazla olduğundan ve sadece SSK daki günler gözönüne alınarak eşinden dolayı dul aylığı almak istediğinden, tahsis dilekçesinin verildiği 2020/4. aydan itibaren SSK ststüsünde dul aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki kurum kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, müteveffa … TC Kimlik Nolu … 14.04.2020 tarihinde vefatı üzerine eşi … TC Nolu …’ın 17.04.2020 tarihli ölüm aylığı talebine istinaden son statüsü 4/b olduğunun; 821 gün (371 hizmet ve 450 gün askerlik borçlanması) 928 gün SSK hizmeti ile toplam 1749 günü olduğunun tespit edidiği ve 1800 günü bulunmadığından 4/a statüsünden 928 gün hizmet üzerinden ölüm aylığı bağlandığını, daha sonra 4/a hizmetlerinin 1048 gün olduğu tespit edilerek 4/b’den ölüm aylığı bağlanacak gün sayısı oluştuğundan 4/a’dan alınan ölüm aylığı iptal edilerek 4/b’den 1883 gün üzerinden ölüm aylığı bağlandığını, sonuç olarak müvekkili kurum tarafından yapılan aylık bağlama işlemleri sosyal güvenlik hukuku mevzuatı hükümlerine uygun olduğundan hukuka, hakka ve hakkaniyete aykırı şekilde açılan ve açılmasında hukuki yarar bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; açılan dava, davacının eşinden dolayı dul aylığı bağlanması talebine ilişkindir. SGK tarafından sunulan belgelerden davacının eşi …’ın 14.04.2020 tarihinde vefat ettiği, …’ın 01.07.1994-31.12.1997 tarihleri arasında 916 gün, 14.06.2010-17.07.2010 tarihleri arasında 34 gün ve 30.04.2016-11.05.2016 tarihleri arasında 12 gün olmak üzere toplam 962 gün 4/1.a prim ödeme gün sayısının bulunduğu; 29.08.1991-29.11.1992 tarihleri arasında 450 gün askerlik borçlanması, 11.03.2019-17.02.2020 tarihleri arasında 338 gün, 27.02.2020-14.04.2020 tarihleri arasında 47 gün isteğe bağlı olmak üzere 862 gün 4/1.b prim ödeme gün sayısının bulunduğu, davacıya 4/1-a kapsamında 22.04.2020 tarihli olurla 01.05.2020 tarihinden başlamak kaydıyla ölüm aylığı bağlandığı, bilahare 25.08.2020 tarihli olurla iptal edilerek 4/1.b kapsamında sigorta sicil dosyasından 01.05.2020 tarihinden başlamak üzere ölüm aylığı bağlandığı, davacının 15.02.2021 tarihli dilekçe ile 2020/4. ayından itibaren Bağ-Kur günleri göz önüne alınmadan 4/1.a günleri göz önüne alınarak ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğu ve Karadeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin 12.03.2021 tarihli yazısı ile 2829 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi gereğince …’ın ölüm tarihindeki son tabi olunan 4/1.b haline göre birleştirilmiş hizmetleriyle ölüm aylığına hak kazandığının tespit edildiği, yalnızca 4/1.a günleri göz önüne alınarak ölüm aylığı bağlanamadığının belirtildiği tespit edilmiştir.

Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının eşinin 14.04.2020 tarihinde vefat ettiği, davacının eşinin ölümü nedeniyle 01.05.2020 tarihinden itibaren 2829 sayılı Kanun kapsamında dul aylığı aldığı anlaşılmıştır.

Davanın dayanağını oluşturan 2829 sayılı Kanun “hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesinde; Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hakkazanıldığında birleştirilir. Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz, hükmü yer almaktadır. Aynı kanunun “aylık bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesinde ise; birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca,kendi mevzuatına göre aylık bağlanır hükmü bulunmaktadır.

5510 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendinde; (Değişik ikinci fıkra: 17/04/2008-5754/20 md.) Ölüm aylığı;

a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda; davacının eşi …’ın 01.07.1994-31.12.1997 tarihleri arasında 916 gün, 14.06.2010-17.07.2010 tarihleri arasında 34 gün ve 30.04.2016-11.05.2016 tarihleri arasında 12 gün olmak üzere toplam 962 gün 4/1.a (SSK’lı) prim ödeme gün sayısı, 5510 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendi kapsamında hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için yeterli olan 900 günden fazla 962 gün olduğundan 1479 sayılı Kanun’a tabi olarak geçen hizmetleri hakkında 2829 sayılı Kanun kapsamında birleştirilmesine gerek bulunmadığı, bu nedenle davacının eşi …’ın 4/1.a kapsamında sigorta sicil dosyasından 962 günlük prim ödeme gün sayısı esas alınarak 22.04.2020 tarihli olurla 01.05.2020 tarihinden başlamak kaydıyla bağlanan ölüm aylığının 25.08.2020 tarihli olurla iptal edilerek 4/1.b (Bağ-Kur) kapsamında sigorta sicil dosyasından 2829 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi gereğince birleştirilmiş hizmetler üzerinden 01/05/2020 tarihinden başlamak kaydıyla ölüm aylığı bağlanması işleminin yasal mevzuata aykırı olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle;

“1-Davanın kabulü ile; davacının tahsis dilekçesinin verildiği 2020/4. ayından itibaren SSK statüsünde dul aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, Kurum işleminde hata bulunmadığını, yapılan işlemlerin 5510 sayılı Kanun’un 32 üncü maddesine uygun olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun’un amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının, ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır.

5510 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin 2 nci fıkrasında “En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,…” durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır hükmü öngörülmüştür.

Dosyadaki belgelerden davacının eşi …’ın 14.04.2020 tarihinde vefat ettiği, …’ın 01.07.1994-31.12.1997 tarihleri arasında 916 gün, 14.06.2010-17.07.2010 tarihleri arasında 34 gün ve 30.04.2016-11.05.2016 tarihleri arasında 12 gün olmak üzere toplam 962 gün 4/1.a prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 29.08.1991-29.11.1992 tarihleri arasında 450 gün askerlik borçlanması, 11.03.2019-17.02.2020 tarihleri arasında 338 gün, 27.02.2020-14.04.2020 tarihleri arasında 47 gün isteğe bağlı olmak üzere 862 gün 4/1.b prim ödeme gün sayısının olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı Kurum tarafından 4/a’dan alınan ölüm aylığı iptal edilerek 4/b’den 1883 gün üzerinden ölüm aylığı bağlandığı belirtilmiş ise de davacıya hizmet birleştirmesi yapılmaksızın sadece SSK’dan aylık bağlanması mümkün olduğu, davacının talebi de bu yönde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu durumu tespit ederek kurum işleminin iptaline karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla” davalı Kurumun istinaf dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının murisinin hizmet birleştirmesi olmaksızın 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi 1 inci fıkrası (a) bendi kapsamında sigortalılığına istinaden ölüm aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, aylıkların yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 5510 sayılı Kanun’un 32 ve 35 inci; 2829 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, davanın kabulüne ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; davacı hak sahibinin murisi …’ın ölüm tarihinin 14.04.2020 tarihi olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi (a) bendi gereği aylık başlangıç tarihinin ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılması gerektiği halde ölüm tarihinden itibaren aylığa hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1 numaralı bendinde yer alan “2020/4. ayından itibaren” ibareleri silinerek yerine; “01.05.2020 tarihinden itibaren” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.