YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9
KARAR NO : 2023/384
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2308 E., 2022/2727 K.
DAVA TARİHİ : 09.03.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/107 E., 2022/302 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası …’nın 24.05.2002 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin, Tavas Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/374-363 Esas ve Karar sayılı ilamı uyarınca …’nın yasal mirasçısı konumunda olduğunu, müvekkilinin babasının vefatının ardından …’ya ait Bağ-Kur emekli maaşının, müvekkilinin annesi … ‘ya bağlandığını, müvekkilinin annesinin ise 24.02.2007 tarihinde vefat ettiğini, yine Tavas Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/148-150 Esas ve Karar sayılı ilamı uyarınca müvekkilinin, …’nın da yasal mirasçısı konumda olduğunu, müvekkilinin, annesinin vefat etmesinin ardından annesine bağlanan Bağ-Kur ölüm aylığına hak kazandığını, bunun üzerine müvekkilinin babasından kalan ölüm aylığının bağlanması talebiyle Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduğunu, Kurumun 18.01.2022 tarihli cevabi yazısı ile, “….3212024888 tahsis/emekli sicil numarası ile eşinizden ölüm gelir/aylığı aldığınız tespit edildiğinden, tercih ettiğiniz gelir/aylığı bildirmeniz halinde gerekli işlem yapılacaktır…” şeklinde cevap verildiğini, akabinde Kuruma kabul veya red yönünde bir cevap verilmesi gerektiği noktasında tekrar talepte bulunulduğunu, bu kez Kurumun 14.02.2022 tarihli ve E-83626728-205.99-40118999 sayılı yazısı ile, 18.01.2022 tarihli kurum yazı cevabına atıf yapılarak tercih edilen ölüm gelir/aylığının bildirilmesi gerektiğinin tekrar bildirildiğini, Kurumca müvekkilinin vefat eden eşi … ‘dan ölüm aylığı aldığı gerekçesi ile vefat eden babası …’dan dolayı yetim aylığı alamayacağının iddia edildiğini, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla eklenen 1479 sayılı Kanunun 46/2. fıkrasında “Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” hükmü getirilmiş ise de burada 1479 sayılı kanun kapsamında alınan aylıkların kastedildiğini, ancak müvekkilinin vefat eden babası 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken müvekkilinin vefat eden eşinin ise SSK sigortalısı olduğunu, her bir yasa kendi sigortalıları açısından hüküm ifade ettiğinden müvekkilinin vefat eden eşinden dolayı dul aylığına ve vefat eden babasından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında yetim aylığına hak kazandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.06.2020 tarihli, 2019/10-125 Esas ve 2020/410 Karar sayılı ilamına göre ölüm sigortasından aylık bağlanma koşulları değerlendirilirken temel kural olarak hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, kanun koyucu tarafından daha sonra gerçekleştirilen lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğini, müvekkilinin babası … ‘nın 24.05.2002 tarihinde, eşi … ‘nın ise 21.02.2020 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin SSK kapsamında sigortalı olan vefat eden eşi …’dan dolayı dul aylığına ve aynı zamanda Bağ-Kur sigortalısı olan babası …’dan dolayı yetim aylığına hak kazandığını, Mahkememizin 2020/205 Esas ve 2021/357 Karar sayılı ilamında aynı sebeple bunun aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verildiğini, anılan karar uyarınca da müvekkili hakkında tesis edilen kurum işleminin iptal edilmesi gerektiğini beyanla; davalı Kurumun E-83626728-205.99-38762380 ve E-83626728-205.99-40118999 sayılı işlemlerinin iptaline ve müvekkiline vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlanması ile hak kazandığı yetim aylıklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafından 17.01.2022 tarihli ve 38.715.584 sayılı dilekçe ekinde gönderilen gelir/aylık ödenek talep belgesine istinaden 18.01.2022 tarihli ve 38.762.380 sayılı kurum yazısı ile cevap verildiğini, cevap yazısında, davacının 3212024888 tahsis/emekli sicil numarası ile eşinden ölüm gelir/aylığı aldığının tespit edildiğini ve tercih ettiği gelir/aylığı bildirmesi halinde gerekli işlemin yapılacağının belirtildiğini, davacı tarafından 11.02.2022 tarihli ve 40.074.748 sayılı dilekçe ile ölüm aylığının bağlanıp bağlanamayacağının sorulduğunu, 14.02.2022 tarihli ve 40.118.999 sayılı kurum yazısı ile davacının, müteveffa eşinden ölüm gelir/aylığı aldığı tespit edildiği için tercih ettiği gelir/aylığı bildirmesi halinde gerekli işlemin yapılacağının bildirildiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlük tarihi olan 2008 yılı Ekim ayı başından sonra vefat eden sigortalıların hak sahiplerine Kanunun 33. maddesi gereğince ölüm sigortasından aylık, 20. maddesi hükmü gereği ise ölüm geliri bağlandığını, Kanunun 54’üncü maddesinde birden fazla dosyadan gelir, aylık veya gelir ve aylığa hak kazanılması durumunda; 1) Uzun vadeli sigorta kollarından, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından, 2) Kısa vadeli sigorta kollarından, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından aylık veya gelir bağlanacağının öngörüldüğünü, davacının seçimlik hakkı doğrultusunda müteveffa eşinden dolayı ölüm gelir/aylığı başlanmış olduğundan aynı anda müteveffa babasından gelir bağlanmasının mümkün olmadığını, buna göre kurum işleminin yasaya ve mevzuata uygun olup iptalini gerektirecek bir sebebin bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
5510 sayılı Kanun’un 54/5. maddelerine göre davacının hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı alamayacağı kanaatine varıldığından kurum işleminde hata olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal yerel mahkemece ve yüksek mahkeme ilamları göz önüne alındığında müvekkilinin hem vefat eden anne/babasından yetim aylığı hem de vefat eden eşinden dul aylığı almasında bir engel bulunmadığını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Emsal yerel mahkemece ve yüksek mahkeme ilamları göz önüne alındığında müvekkilinin hem vefat eden anne/babasından yetim aylığı hem de vefat eden eşinden dul aylığı almasında bir engel bulunmadığını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacının babadan dolayı hak sahipliği sıfatı, 01.10.2008 tarihi sonrası, 21.2.2020 tarihinde kocasının ölümüyle kazanıldığından hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükteki mevzuat gereği, özellikle 5510 sayılı Yasanın 54. maddesi kapsamında davacının hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı alamayacağı bu bağlamda kararın isabetli olduğu anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
16.1.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…