YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/904
KARAR NO : 2023/1465
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/135 E., 2022/424 K.
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
2-…
3-…
4-… vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ : 03.04.2013
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazası tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı, davalılar Kurum ve … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş verene ait … Ticaret isimli firmanın çatı sökme işini yaparken 16.04.2010 tarihinde demir merdivenden düşerek yaralandığını belirterek meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; … siorta sicil numaralı …’nın 16.04.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespiti için açmış olduğu dava hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniye davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.10.2015 tarihli ve 2013/129 Esas, 2015/507 Karar sayılı kararıyla; davacının hastanede görmüş olduğu tedavilerinin davalılara ait iş yerinde çalışırken geçirmiş olduğu bir iş kazasından kaynaklandığını ispatlayamadığı, davacının dönem dönem davalılara ait iş yerinde geçici olarak çalıştığı ancak kaza günü çalışıp çalışmadığının belli olmadığı olayla ilgili her hangi bir hastane polisi tarafından yada Cumhuriyet Savcılığı tarafından Adli Tahkikatta yürütülmediği her ne kadar davacı davalılarda yapmış olduğu telefon görüşmelerinede dayanmış ise de davacının davalılarla yapmış olduğu telefon görüşmelerinin davacının olay günü davalılara ait iş yerinde çalıştığını ve bu iş yerinde kaza geçirdiğini isbat aracı olamayacağı, anlaşıldığından davacının davasını isbat edememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.05.2016 tarihli 2015/24495 Esas, 2016/7817 Karar sayılı ilamı ile; öncelikle, işverenliğin kime ait olduğunun açıkça belirlenmesi gerekir. Bu yönde kazanın gerçekleştiği iddia olunan işyeri dosyası getirtilmeli, bir devir olgusu bulunup bulunmadığı ortaya konulmalı, olayın nasıl gerçekleştiği hususundaki somut olgu, hiçbir tereddüt oluşturmayacak şekilde belirlenmeli, bu yönde re’sen saptanacak tanıklarının bilgisine başvurulmalı, olay sonrası ilgili hastanede düzenlenen hasta giriş kağıdı formunda, hasta yakını kısmında “…” isminin geçiş sebebi ortaya konulmalı, sonuca göre hüküm kurulmalıdır gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.02.2021 tarihli 2016/601 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararı ile; davacının 16.04.2010 tarihinde davalı …, davalı … ve davalı …’in birlikte üstlendiği Erzurum Tekel Binası’nın söküm işinde her ne kadar kaza anında sigortalı bildirimi yapılmamış ise de bu davalıların işçisi olarak çatıda çalışırken çatıdan düşüp yaralandığı, hastaneye kaldırıldığı anlaşılmış olup geçirdiği kaza ile yaralanma arasında illiyet bağının bulunduğu ve kazanın 5510 sayılı Kanunu’nun 13/a maddesi uyarınca iş kazası olduğu kanaatine varılmış olup davanın kabulü ile meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
C.Bozma Kararı:
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 29.03.2022 tarihli 2022/1759 Esas, 2022/4500 Karar sayılı ilamı ile; davalılar … ve …’in işverenlik sıfatı araştırılmalı, 1029530 işyeri sicil numaralı işyerinin 16.04.2010 tarihinde kapsama alındığı, 31.01.2011 tarihinde de kapsamdan çıktığı, mahiyetinin enkaz söküm işi olduğu, davalılardan … adına tescilli olduğu getirtilen kayıtlardan anlaşılmakta olup, işverenlik sıfatının tam olarak belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır gerekçesi ile karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.10.2022 tarihli 2022/135 Esas, 2022/424 Karar sayılı kararı ile; davacının 16.04.2010 tarihinde davalı …’in üstlendiği Erzurum Tekel Binası’nın söküm işinde her ne kadar kaza anında sigortalı bildirimi yapılmamış ise de bu davalının işçisi olarak çatıda çalışırken çatıdan düşüp yaralandığı, hastaneye kaldırıldığı anlaşılmış olup geçirdiği kaza ile yaralanma arasında illiyet bağının bulunduğu ve kazanın 5510 sayılı Kanunu’nun 13/a maddesi uyarınca iş kazası olduğu kanaatine varılmış olup davalı … aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının 16.04.2010 tarihinde davalı … tarafından yürütülmekte olan işte çalışırken geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanunu’nun 13/a maddesi gereğince iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiş, davalı … ve davalı …’in ise işveren sıfatı bulunmadığından bu davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalılar Kurum ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde: husumetin doğru yöneltildiğini, davalı …’nın Erzurum Tekel binası söküm işini çocuklarımla beraber yaptık şeklinde beyanının bulunduğunu, alınan ifadelerden işverenlerin davalılar olduğunun kanıtlandığını, husemetten ret kararın yerinde olmadığını belirterek ret edilen davalılar yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: Mahkemece soyut tanık anlatımlarına dayanılmak suretiyle karar verildiğini, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde: davacının 2009 yılında 1 ay yanında çalıştığını ve başkaca çalışmasının bulunmadığını, …’ya 22.03.2011 tarihinde yaptığı şikalette alacağı bulunduğunu belirttiğini ancak iş kazası geçirdiğini bildirmediğini, daha sonra ki bir zamanda da …’ya iş kazası geçirdiğine dair herhangi bir şikayetinin bulunmadığını ve bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, işyeri Kurum kayıtları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı, davalılardan Kurum ve … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…