YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/919
KARAR NO : 2023/2574
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/229 E., 2021/307 K.
…
…
KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığına
Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili 06.05.2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacı Kurumun … İl Müdürlüğünde … sicil numaralı dosyası ile işlem gören davalının işyeri sigortalılarından … sigorta sicil numaralı …’in, 29.01.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, kazazede kurum sigortalısının davalının işyerinde yeni yapılan kumlama atölyesinin kireç taşlama makinelerinin montajının yapıldığı sırada filtrenin vinçle yerinden kaldırılıp 1 kattaki konstrüksiyon yerine yerleştirilmesi sırasında bu çalışmalara yardımcı olarak vinç operatörüne işaretçilik yaparken boşluktan 5.5 metre yükseklikteki alt zemine düşerek vefat etmesi şeklinde meydana geldiğini, olaya ilişkin ceza davasının Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/195 esas 2010/678 karar sayılı dosyasında yürütüldüğünü, sanıkların asli kusurlu olarak tespit edildiği ve haklarında cezaya hükmolunmuşsada sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, bu kararın 03.03.2011 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu iş kazası nedeniyle müvekkili kurum tarafından vefat eden sigortalının hak sahiplerine 369.611,37 TL lik ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, müvekkili kurumun zararının şimdilik bu kadar olduğunu, davalı işverenin kusur oranının mahkemece yapılacak kusur bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebilecek olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK nun 107 maddesi gereği alacağın tespiti ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik ceza dosyasında tespit edilen asli kusurun 1/8 ne tekabül eden 46.201,42 TL lik ilk peşin sermaye değerli gelir alacağının onay tarihinden itibaren işleyecek yaal faiziyle birlikte ve yargılama gideri ile avukatlık ücretinin yargılama sırasında kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu tespit edilecek kişi ve kişilerden ve davalı işverenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın davacının sigortalısı …’in iş güvenliği talimatlarına aykırı kusurlu davranması sebebiyle gerçekleştiğini, bu sebeple müvekkili şirketin Sgk zararlarından sorumlu olmadığını, dava dışı sigortalının kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeni ile kazaya sebebiyet verdiğini Anayasa Mahkemesinin 23.11.2006 tarih ve 2003/10 esas 2006/106 sayılı kararı neticesinde bu tip davalarda halefiyet ilkesine dayanılamayacağının, kurumun rücu hakkının hukuki temelinin halefiyet değil yasadan doğan basit rücu hakkına dönüştüğünü bu nedenle zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle sigortalı veya hak sahiplerine Kurum tarafından bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin tazmin sorumlularının işverenin kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde istenebileceğini, müvekkili şirketin SGK zararlarından hiç bir biçimde sorumlu olmadığını,davacı kurumun kendi müfettişlerince tanzim edilen raporların davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenmesi sebebiyle kusur oranına esas alınamayacağını, müvekkili şirketin işveren sorumluluk sigortasını yapan … Anonim şirketine ihbar edilmesini talep ettiğini ve davanın tüm istemleriyle birlikte reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Dairemizin bozma ilamından sonra, Mahkemenin 04.05.2016 tarihli 2014/371 Esas-2016/363 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 26.02.2019 tarihli 2016/14730 Esas 2019/1661
Karar sayılı ilamı ile; ilgili ceza dava dosyası celp edilip, ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu gözetilmek suretiyle cezada mahkum olan sanıklar ile hakkında HAGB kararı verilmiş sanığın kesinleşmiş mahkumiyetten söz edilemeyeceği hususu göz önünde bulundurularak, bu durumda Kurum tarafından açılan rücu davasında dosyadan aldırılan kusur raporu ile ceza mahkemesince aldırılan kusur raporu arasındaki çelişkinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesine de uygun, soyut ifadelere dayanmayan, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı ve dayanağı mevzuat hükümleri ayrıntılarıyla irdelenerek, mevcut çelişkiyi giderecek şekilde, iş kazasının olduğu meslek kolu ile iş ve işçi güvenliği konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak kusur raporu ile sonuca gidilerek karar verilmesi gerektiği; Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/95 E. sayılı dosyasında sanık olan ve ceza dosyasında alınan kusur raporunda davadışı sanık işveren vekilinin İşyeri İSG sorumlusu …’ın İşveren vekili olup oladığı araştırılması gerektiği; işveren sorumluluğu teselsüle göre belirlenerek teselsül hükümlerine uygun şekilde davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, bozmaya uyularak yukarıda belirtilen kararı ile; ihbar olunanın 7256 sayılı Kanun’dan yararlanarak davaya konu alacağın tamamını ödediği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
III. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kuruma ödeme yapmak suretiyle davanın konusuz kalmasına sebep olan davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek aleyhine muhakeme masraflarına hükmedilmesi gerektiği belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 29.07.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödeme ve masraflardan oluşan Kurum zararının davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 21 ve ilgili maddeleridir
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun’unun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, tüm dosya kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…