Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/941 E. 2023/3805 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/941
KARAR NO : 2023/3805
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 21.05.2015
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı SGK Başkanlığı vekili dava dilekçesinde, dava dışı …Tekstli San. ve Tic. Ltd. Şti. Ve yetkilisi borçlu davlı …’ın birikmiş 241.000 TL prim borcunu ödememesi nedeniyle kurum bünyesinde icra takibi başlatıldığını, ödeme emri gönderildiğini, icra takibinin kesinleşmesi üzerine cebri icra işlemlerine başlandığını ve Gaziosmanpaşa sınırlarındaki 10000 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, haciz yazısı gönderilince de taşınmazın 12.02.2013 tarihinde diğer davalı …’a 102.000 TL bedelle satıldığının tespit edildiğini, borçlu …’ın başka malvarlığı bulunmadığını, yapılan haciz sonunda borçluların acz olduğunu anlaşıldığını, davalı …’ın diğer davalının kayınbiraderi olup, devrin muvazaalı yapıldığını beyanla davalılar arasında yapılan gayrimenkulün satışına ilişkin tapu satış işleminin iptalini ve eski hale iadesini, söz konusu gayrimenkul üzerinde cebri icra işlemi yapılmasına ilişkin yetki verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. Yalnızca davalı … vekili tarafından 27.09.2013 tarihli dilekçeyle vekaletname ibraz edilerek cevap süresini uzatılması talep edilmiş ancak cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2017 tarih, E.2015/234, K.2017/42 sayılı kararıyla; davacı tarafından açılan dava dava dışı … Tekstli San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkili olan davalı …’ın prim borçlarını ödememesi nedeniyle davacı kurum bünyesinde başlatılan icra takibi devam ederken davalı …’ın adına kayıtlı Gaziosmanpaşa sınırlarındaki 1230 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümü diğer davalıya satması nedeniyle tasarrufun iptali talebine ilişkindir. Davalılar arasındaki devirde taşınmazın bedeli 102.000 TL gösterildiği halde bilirkişiler tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki değerinin 190.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle taşınmazın gerçek değeri ile satışta gösterilen değeri arasında yaklaşık bir misli fark vardır. Ayrıca davalılar arasındaki akrabalık nedeniyle taşınmazı devr alan davalı …’ın diğer davalı …’ın borcunu bilebilecek durumda olduğu ve bu haliyle davalıların kötü niyetli oldukları kanatine varılmıştır. Çünkü davalı …, davalı …’in kayınbiraderidir. Satış bedeli de dikkate alındığında satış işleminin muvazaalı olduğu, davalı …’in tahakkuk eden vergi borcunu ödememek için davacı idareden mal kaçırdığı sabittir. Her ne kadar kısa kararda hüküm fıkrasını 2 numaralı bendinde İİK’nın 283/1 nci maddesi yazılmış ise de, açılan bu dava 6183 sayılı Kanun’un 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış bir dava olup, maddi hata sonucu hüküm fıkrasının 2 numaralı bendine İİK’nun yazıldığının belirtilmesine gerek duyulmuştur. Ayrıca Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre bu tür davalarda maktu vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiğinden davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş, sonuç olarak tüm dosya içeriği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 17’nci Hukuk Dairesi’nin 15.03.2021 tarih ve E.2021/2823, K.2021/2715 sayılı kararında; Bu durumda mahkemece; davada İş Mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınmak suretiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, işin esası hakkında hüküm tesisi bozmayı gerektirdiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sırasında davalı … vekilince 21.06.2021 tarihli beyan dilekçesi ile dava konusu borcun müvekkili tarafından yapılandırılıp ödendiğini, davanın konusuz kaldığını belirttiği, dosyadaki belgeler incelendiğinde; 31.03.2021 tarihinde 261.642,58 TL borcun yapılandırma kapsamında ödendiği, Kurum tarafından gönderilen müzekkere cevabında da borcun kalmadığının belirtildiği görülmekle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı kurum, lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 7143 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.