Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/954 E. 2023/1097 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/954
KARAR NO : 2023/1097
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/678 E., 2022/280 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 12.03.2015
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı, fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekilinin, davacının 17.04.2009 tarihinde davalı işe başladığını 31.11.2011 tarihinde sigortasının eksik yatırdıklarından dolayı iş akdini fesih ederek işyerinden ayrıldığını, davalı işverenin 17.04.2009 – 31.11.2011 tarihine kadar aralıksız hizmet akdi ile çalışmasına rağmen 4 ay sigortalı gösterdiklerini kalan süreyi göstermediklerini, S.S.K na şikayette bulunduğunu mahkemeye dava açmasını gerektiğini bildirildiğini, ileri sürerek davalı işyerinde 17.04.2009 tarihinden 31.11.2011 tarihleri arasında hizmet sözleşmesi ile aralıksız olarak hizmet akdi ile izin kullanmadan cumartesi günleri dahil çalıştığının tespitini, eksik yatırılan sigortasının yatırılmasına gösterilmeyen günlerin belirlenerek bu sürenin sigortalı hizmetine sayılmasını belirlenen sürelerde asgari ücretten çalıştığının tespitine masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesini fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Feri Müdahil vekili, görülmekte olan davanın müvekkili olduğu kurum’un ” Fer’i müdahil” sıfatı ile dava ve duruşmalara katılımı yönünde karar verilmesini 6100 sayılı hukuk muhakemeleri Kanun’un 69 uncu maddesinin 1 inci fıkrasındaki ” Müdahalenin de yer aldığı asıl davada hüküm taraflar hakkında verilir ” Hükmü doğrultusunda, yargılama sonunda fer’i müdahil olan müvekkil kurum sgk başkanlığı aleyhinde hüküm kurulmasını bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama sonunda fer’i müdahil olan müvekkili kurum başkanlığı aleyhine yargılama giderleri ile ücreti vekalet yönünden hüküm kurulmamasını savunmuştur.

Davalı işveren vekilinin mahkememize cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli, 2015/122 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; mahkemece öncelikle, davacının, davalı işyerinde hangi tarihlerde hangi işlerde çalıştığı, çalışma şekli, işyerinde kimden emir ve talimat aldığı, çalışma arkadaşlarının kimler olduğu, davacı tarafından imzalanmış iş sözleşmesinin varlığı ve sözleşmedeki imzayı kabul edip etmediği hususlarında beyanı alınarak ve eksik hususlar davacıya açıklattırılarak dava konusu somutlaştırılmalı, ceza ve manevi tazminat dosyaları celp edilerek, ceza dosyasında mahkum olan sanıkların ifadeleri ile manevi tazminat dosyasındaki tanıkların beyanları irdelenmeli, dosyada alınan beyanlar ile arasında çelişki olması halinde çelişkiyi giderecek şekilde bu kişiler yeniden dinlenilmeli, re’sen araştırma ilkesi gereğince aynı dönemde işyerinde çalışan ve bordroda kayıtlı olan çalışanlar ve komşu işyeri tanıkları tespit edilerek konu ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu hususlar, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı şirkete ait işyerinde 02.06.2011 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesi verildiği, 31.10.2011 tarihinde işten çıkışına dair işten ayrılış bildirgesi verildiği, uyuşmazlık konusu dönemde dava dışı işyerinde 08.06.2009 – 24.06.2009 tarihleri arası dönemde bildirimin olduğu görülmüştür. Kamu tanığı …’in davacının davalı işyerinde 2010-2011 yıllarında çalıştığına kendisinin 2012 Şubat ayında verdiği ifadeden yaklaşık 6-7 ay önce işten ayrıldığına ilişkin beyanı, bordro tanığı …’ın kendisinin 2010 yılı 5 inci ayında işe başladığına, davacının işe başladığında davalı işyerinde çalışıyor olduğuna ve 1 yıl kadar çalıştığını tahmin ettiğine dair beyanı, bordro tanığı …’ın kendisinin 2005 yılında işe başladığına ve davacının kendisinden 3-4 yıl sonra işe başladığına dair beyanı, bordroda 2008 yılından itibaren ismi mevcut olan bordro tanığı …’ın 2006 yılında işe başladığı davacının 2009 yılında işe başladığına ve kendisinin işten ayrıldığında davacının çalışıyor olduğuna ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde davacının işe başladığı tarih tam olarak tespit edilemediğinden 31.12.2009 tarihinde işe başladığı 01.06.2011 tarihleri arası çalıştığı değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne, davacının 31.12.2009-01.06.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde asgari ücret üzerinden sigortalı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildi.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’İ müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili, yeterli araştırma yapılmadığını, çalışmanın ispat edilemediği yönlerinden İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Fer’i müdahil Kurum vekili çalışmanın ispatlanamadığı, eksik araştırma ile hüküm kurulduğu yönlerinden İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 17.04.2009 – 31.11.2011 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 inci fıkrası ve 506 sayılı Kanun’un 77, 79 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ve fer’i müdahil kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.