Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9577 E. 2023/11348 K. 16.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9577
KARAR NO : 2023/11348
KARAR TARİHİ : 16.11.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2663 E., 2023/257 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ladik Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/56 E., 2022/96 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, davalı DSİ’ye ait, … Gözlem İstasyonunda (AGİ) rasat yüklenicisi ölçümcüsü olarak 2009 – 2015 yılları arası 2015 yılı da dahil olmak üzere kesintisiz olarak çalıştığının tespitine bu hizmet süresi ile çakışan Bağ-Kur sigortası çıktığı takdirde Bağ-Kur sigortasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili davacı ile müvekkili Kurum arasında herhangi bir iş ilişkisi veya iş sözleşmesi mevcut olmadığından davanın reddini istemiştir.

2.Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararında davalı Kurum ile davacı arasında yapılan hizmet alım sözleşmeleri, davacıya ait ödeme belgeleri ve sair belgelerin dosyada mevcut olduğu görülmüş, davalı yanca sunulan rasat işi hizmet alım sözleşmesine göre ihale edilen, günde 2 defa olmak üzere 1 yıllık süre ile ölçüm yapılacağı işin hizmet alım bedeli için davacının en uygun teklifleri vererek yüklenici olduğu anlaşılmış, davacının fiilen yaptığı işin davalı ile arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında yürütüldüğü, davacının yaptığı işin niteliği itibariyle sürekli bir iş olmayıp iş akdinin sona ermesi bir işin tamamlanması ve bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif olarak belirlenebilir koşullara bağlandığı, bu yönüyle de taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olmadığının anlaşıldığı, yargılama safahatında dinlenilen davacı ve davalı tanıkları davacının günde birkaç kez gözlem istasyonunda ölçüm yaptığını beyan etttikleri, bu tanıkların beyanlarının ortak değerlendirmesinden, davacının fiili ve kesintisiz çalışma yaptığının doğrulanamadığı, tüm bu nedenlerle davanın reddi yönünde hüküm kurmanın hakkaniyete uygun, doğru bir karar olacağı kanaatine varıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı …’un, rasat faaliyetleri kapsamında; … Fındıcak dere dal dere akım gözlem istasyonunda (agi) rasat yüklenicisi olarak 2009-2015 yılları arasında 2015 yılı da dahil olmak üzere hiçbir izin kullanmadan yılın 365 günü her gün gözlem yapılan yere giderek çalıştığı, gözlem yaptığı, davacının davalı kurum için çalıştığı, günde 2-3 kez ölçüm yaptığı, sadece ölçüm yapmakla kalmayıp, DSİ görevlileri geldiğinde mevcut raporları teslim ettiği, sorumluluğu bulunduğu ve bu süreçte başka bir işte çalışmadığını açıkça ifade etttiği, tüm bu işlemler dışında davacının rasat yerini bizzat ve düzenli temizlediği, davacı tanık beyanları dışında Mahkemece tespit edilen tanık …’ın da beyanlarında davacı tanık beyanlarıyla uyumlu ifade vermiş olup; davacının davalı emrinde çalıştığının sabit olduğu, dava dosyasına sunulan 20.01.2021 tarihli DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından davacıya gönderilen yazılı evrakta da belirtilen sürelerde davacının görev yaptığı belirtilmiş olup; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verildiği, davacı fiilen ve kesintisiz görev yaptığı ve sürekli işverenin emrinde hazır beklediği, davacının sadece ölçüm yapmamış, ölçüm alanının tüm temizliğinden ve güvenliğinden sorumlu olduğu, gelen görevlilere de sürekli rapor verdiği; mahkemece zamanaşımı konusunda yeteri kadar araştırma yapılmadığı, dava dilekçesi ve davalı kurumdan gelen yazı cevabında 2015 yıllarının dahil olduğu görüleceği, bu nedenle zamanaşımı dolmadığı gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1. Maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.