YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/965
KARAR NO : 2023/1255
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/353 E., 2022/385 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ….. tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türk vatandaşı olarak Almanya’da ikamet ettiğini ve hayatını ev hanımı olarak idame ettirdiğini, davacının yurtdışı emeklilik hakkından istifade etmek için 29.07.2019 tarihinde … SGK İl Müdürlüğü’ne “Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesi’ni takdim ettiğini, yaklaşık 3 ay sonra …’nden davacıya gönderilen cevabı yazıda, davacının dilekçesinde imza olmadığından bahisle başvurusunun işleme konulmadığı ve reddedildiğinin ifade edildiğini, davacının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kendi el yazısıyla böyle bir talebi ilgili kuruma tevdi etmek suretiyle iradesini ortaya koymuşken davacının hak kaybına uğrayacak şekilde iade işlemi tesis etmesinin iyi niyetli bir tasarruf olmadığını, davacının başvuru tarihinde ödemesi gereken borçlanma miktarı ile başvurunun iade edildiği tarihten sonra ödemesi gereken borçlanma miktarının davacının oldukça zararına tecelli ve tezahür edeceğini, bu nedenle kuruma 17.12.2019 tarihinde başvurarak, davacının iradesini ad ve soyadının kendi el yazısıyla yazılarak talepte bulunmasının iradesini ortaya koyduğunu, imzanın unutulmuş olmasının bu iradesini olumsuz yönde etkilememesi gerektiğini, ayrıca 3 ay evrakın bekletilmesi yerine eksik evrak dolayısıyla davacıya bildirim yapılması gerekirken bu bildirimin de yapılmayarak davacının açıkça zarara uğradığını ve mağduriyetin ortadan kaldırılmasının talep edilmesine rağmen, kurumun süresinde cevap vermeyerek talebini reddettiğini beyanla davacının başvuru tarihinin iradesini ortaya koyduğu 29.07.2019 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili; davacının 30.07.2019 tarihinde 3201 sayılı Kanun’a istinaden yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak için borçlanma talep dilekçesini imzalamadan posta yoluyla kuruma gönderdiğini, 05.11.2019 tarihli yazı ile borçlanma talep dilekçesi imzasız olduğundan işlem yapılamayacağının kendisine bildirildiğini, kuruma yapılacak yurtdışı borçlanma başvurularında ibraz edilen yurtdışı borçlanma hizmet talep dilekçelerinin imzalı olmaması halinde işleme konulmadan başvurunun reddedileceğini ve bu durumun yazı ile bildirileceğini, bu konuda Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün genel yazısı olduğunu, 3201 sayılı Kanun’a ilişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesinde borçlanma başvurularının, Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılacağının hükme başlandığını, 2011/48 sayılı Genelge’de Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi’nin usulüne uygun olarak doldurulup imzalandıktan sonra doğrudan ya da dolaylı olarak posta yoluyla kurum ünitesine ulaştırılması ile yapılacağının belirtildiğini, Genelge hükmü doğrultusunda da, davacının borçlanma talep dilekçesinin işleme alınamayacağının açık olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davacının borçlanma başvuru tarihinin 29.07.2019 tarihi olduğunun tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece “…Davacı tarafından kuruma verilmiş olan dilekçesinde ad soyad kısmının doldurulmuş olduğu, ancak imza kısmının boş bırakıldığı görülmüştür. Yurt dışı borçlanma başvurularındaki eksik bilgi belge olması durumunda ilgililere eksiklikleri tamamlamak için 3 aylık yasal süre verilmektedir. Ancak davacının başvurusunun resmi kuruma yapılması ve imzanın bir resmi belgenin geçerliğinin şekil-sıhat şartı olduğu, imzanın o belgenin kişiye ait olduğunun karinesi olduğu aksi halin ancak sahtelik iddiası ve ispatı durumunda mümkün bulunduğu, imzasız belgenin aidiyetinin belirsiz olduğu gibi her zaman inkarının mümkün bulunduğu hususları göz önüne alındığında, imza eksikliğinin eksik bilgi, belge kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmaması karşısında, mevcut dava tarihinin borçlanma başvuru tarihine esas alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulüne yönelik hüküm tesisi isabetsizdir, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın kabulü ile davacının kuruma yapmış olduğu borçlanma tarihinin iş bu dava tarihi olan 17.03.2020 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili dilekçesinde özetle; mahkeme kararının davaya konu talep gözetilerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı kurum vekili özetle; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin ve davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.