Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9744 E. 2023/9579 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9744
KARAR NO : 2023/9579
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/574 E., 2023/913 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/156 E., 2020/199 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirket ve feri müdahil Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.09.1999 tarihinden 2015 yılı son aylara kadar kesintisiz çalışmasına rağmen çalışmasının Kuruma eksik bildirildiğini, davalı tarafça bordrolarda alınan imzalarda işçilerin iradelerinin fesada uğratıldığını belirterek, irade fesadı iddialarının kabul görmesi halinde müvekkilinin tüm dönem çalışmalarının 30 güne tamamlanmasını, irade fesadı iddiasının kabul görmemesi halinde ise imzalı ücret bordrosu bulunmayan aylarda tüm ay çalışıldığının, imzalı ücret bordrolarında imzası müvekkiline ait olmadığı tespit edilen dönemlerde hizmetlerin 30 güne tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, yetkili mahkemenin Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının yıl içinde kesintisiz çalışması olmadığını, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını, davacını çalıştığı sürelerin Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2. Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacı vekilince müvekkilinin davalı firmada 01/09/1999 tarihinde 2015 yılı son aylarına kadar eksiksiz ve kesintisiz çalışmasının bulunduğu, ancak buna rağmen çalışmaların tümüyle sigortaya yansıtılmadığı, bu nedenlerle imzalı ücret bordrosu bulunmayan aylarda müvekkilin tüm ay boyunca çalıştığını, imzalı ücret bordrolarında imza itirazı neticesinde imzası müvekkile ait olmadığı dönemlerde hizmetlerin 30 güne tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı imzasını taşıyan sigortalı işe giriş bildirgende işe başlayış tarihinin 20/11/2002 olduğu görülmüştür.

Davacı adına düzenlenmiş tazminat hesap bordrosunda davacının 20/11/2002 – 25/12/2015 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak çalıştığı beyan edildiği görülmüştür.

Bordro tanıkları beyanlarında özetle, davacı ile aynı köylü oldukları, mevsimlik işe alındıkları, grup halinde ayrıldıkları, fabrikanın sonrasında sürekli çalışmaya başladığı, iş olduklarında çağrıldıkları, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında fabrikanın sürekli çalıştığı, diğer aylarda çeşitli günlerde izin kullandıkları, iş olmadığı zamanlarda evde bulundukları, bazı aylarla 15 gün izin kullanıp, 15 çalıştıklarını, davacının da kendileri gibi mevsimlik geçici işçi olarak çalıştığını beyan ettikleri görülmüştür.

Bordro tanıklarının beyanlarından davacının imzasını içermeyen veya puantaj bulunmayan aylarda her yıl Ağustos – Aralık ayları arasında 30 gün çalıştığı, iş sözleşmesinde iş yerinde yapılan işin mevsimlik olduğuna dair hükümler bulunduğu, tanıkların Ağustos Aralık ayları dışında işyerinde ayda 30 gün çalışma yapılmadığı, işçilerin dönüşümlü olarak 15 ‘er gün, 1’er ay arayla ücretsiz izne çıkartıldığı yönündeki ortak beyanları, kuruma bildirilen eksik gün formlarının tanık beyanları ile örtüştüğü görülmüştür.

Bordro tanıklarının beyanları göz önüne alındığında davacının imza içermeyen veya puantaj bulunmayan aylarda her yıl Ağustos Aralık ayları arasında ayda 30 gün çalıştığı, yapılan işin mevsimsel iş olduğu, zira gerek sözleşmede gerekse bordro tanıklarının beyanlarından yapılan işin mevsimsel iş olduğu anlaşıldığı, bu yönüyle Ağustos aralık ayları dışında 30 gün çalışma yapılmadığı , işçilerin dönüşümlü olarak 15’er gün birer ay arayla ücretsiz izne çıkartılığı ortak beyanları kuruma bildirilen eksik gün formlarının tanık beyanlarıyla örtüşmesi neticesinde davacının 453 gün hizmetinin eksik bildirildiği ve bu dönem de cari asgari ücretle çalıştığının tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesine dayalı olarak, “1-Davacı …’ın davalı işyerinde 20/11/2002 ile 25/12/2015 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu ve 453 gün hizmetinin kuruma eksik bildirildiği ve bu süre zarfında çalışmasının cari asgari ücret ile olduğunun tespitine,
2-Alınması gerekli 54,40 TL harcın davacı tarafından yatırılan 29,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 25,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL harcın istemi halinde karar kesinleştiğinde iadesine,
4-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Yargılama aşamasında davacı tarafından yapılan 1.720.70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili,tanık beyanları ile müvekkilinin 1999 yılında işe başladığı tespit edilmesine rağmen bilirkişinin bu hususu dikkate almadığını, talimat ile dinlenen tanıklara müvekkilinin iradesinin fesada uğradığına ilişkin iddialarının sorulmadığını, talimat duruşmasına davet edilmedikleri için soru sorma haklarının elinden alındığını, ayrıca tanıkların bir kısmının davalı işveren nezdinde çalışmaya devam ettikleri için beyanlarına itibar edilemeyeceğini, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin 01.09.1999 tarihinden 2015 yılının son aylarına kadar eksiksiz çalıştığını, hesaplamanın yanlış yapıldığını, davalıya ait işyeri mevsimlik bir işletme olmayıp yılın her ayı kesintisiz ve aynı yoğunlukta çalıştığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, 03.12.2020 tarihli celseye sunmuş oldukları mazeret dilekçeleri değerlendirmeksizin yokluklarında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının talebinin tamamen kabul edilmemesine rağmen davanın kısmen kabulü yerine davanın kabulü şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının çalıştığını beyan ettiği tarihlerde sigorta bildirimlerinin yapıldığını, davacının tam zamanlı çalıştığı iddiasının kötü niyetli olduğunu, dosyadaki yazılı delillerin karar aşamasında dikkate alınmadığını, menfaat birliği içerisindeki tanıkların beyanları doğrultusunda ve cevap dilekçesindeki itirazları dikkate almaksızın değerlendirme ve tespitlerde bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, yerel mahkeme kararının hukuki dinlenilme ve savunma hakkına aykırı olduğunu beyanla, eksik inceleme ile verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.İstinaf kanun yoluna başvuran fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup aksinin aynı niteliğinde delillerle ispatlanması gerektiğini, müvekkili Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…İş bu davada dinlenen çalışması kayıtlara yansımış olmasından dolayı beyanlarının görgüye dayalı olduğu anlaşılan tanıkların anlatımından açıkça anlaşıldığı üzere (Özellikle 01.01.1997-Eylül 2022 tarihi itibariyle halen çalışan tanık … beyanına göre) sezon döneminde, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında tüm çalışanların tam çalıştığı sübuta ermiş olmakla ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabul kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak emsal dosyalar ve iş bu dava dosyasında dinlenen tanıkların anlatımları birlikte değerlendirildiğinde Ağustos aylarında sezonun başlamadığı sübuta ermesine karşın iş bu ayda da tam çalışıldığının kabulü isabetli olmamıştır. Davacı tarafından bildirilen tanıklar dahi davacının sezon dışında çağrı üzerine çalıştığını ifade etmiştir.

Davacı taraf tanıkların talimatla dinlendiği duruşmada bulunmamalarından dolayı soru sorma şanslarının olmadığını, irade fesadı ve davacının hangi dönem sezonluk hangi dönem tam çalıştığının tanıklara ayrı ayrı ve açıkça sorulmadığını istinaf sebebi yapmış ise de tanıkların beyanlarının alındığı duruşmanın kendilerine tebliğini talep ettiklerine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK 259/4 hükmü gereğince, istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilen tanığın, nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, talepleri hâlinde taraflara tebliğ edileceğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Davacı taraf imzalı kayıtların irade fesadı ile oluşturulduğunu iddia etmiş ise de kim tarafından, ne zaman, ne şekilde davacının iradesinin fesada uğratıldığına ilişkin açık bir iddia ortaya koymadığı gibi dinlenen tanıklardan hiçbirisinin bu yönde anlatımının bulunmadığı görülmekle bu yöndeki istinaf yine yerinde görülmemiştir. İmzalı belgelerin aksinin aynı kuvvette delil ile ispat edilememiş olmakla ve davacının işe giriş bildirgesinin verildiği yılda düzenlenmiş adli sicil kaydı, nüfus kayıt örneğini işverene verdiği anlaşılmakla 1999 yılında işe başladığına dair iddianın ispat edilemediği kabul görmüştür. Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davalı işveren vekilinin soyut nitelikteki son celse mazeretinin, reddinde bir isabetsizlik olmamakla birlikte emsal yargılamalar ve iş bu dava dosyasında dinlenen tanıkların tamamının anlatımında davacının sezon döneminde tam çalıştığı, sezon dışında ise kural olarak ücretsiz izne çıkartıldığı, ihtiyaç oldukça çağrı üzerine çalıştırıldığı belirtilmiş olmakla Ağustos ayında tam çalışıldığının kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kabulü isabetli olmamıştır.

Davalının ve feri müdahil kurumun istinaf talebi yerinde bulunmuş olmakla kararın düzeltilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği ” gerekçesiyle;
“A) 1-… 3. İş Mahkemesi’nden verilen 03.12.2020 tarih, 2016/156 Esas ve 2020/199 Karar sayılı kararının kaldırılmasına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine,
2-İstinaf yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

B) 1-Davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; … 3. İş Mahkemesi’nden verilen 03/12/2020 tarih, 2016/156 Esas ve 2020/199 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,

1.1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı işverene ait, … sicil sayılı işyerinde, dönemin asgari ücreti ile 2002/3. dönemde 31 gün, 2003/3. dönemde 55 gün, 2004/9 uncu ayında 5 gün, 2004/10 uncu ayında 5 gün, 2004/11 inci ayında 10 gün, 2004/12 inci ayında 30 gün, 2005/9 uncu ayında 15 gün, 2005/10 uncu ayında 10 gün, 2005/11 inci ayında 10 gün, 2005/12 inci ayında 20 gün, 2006/12 inci ayında 2 gün, 2007/10 uncu ayında 17 gün, 2007/11 inci ayında 16 gün, 2007/12 inci ayında 20 gün, 2009/11 inci ayında 5 gün, 2009/12 inci ayında 29 gün, 2010/11 inci ayında 9 gün, 2010/12 inci ayında 11 gün, 2012/12 inci ayında 11 gün, 2013/12 inci ayında 25 gün, 2015/12 inci ayında 14 gün çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
1.2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, “karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

2.Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil kurum vekillerinin temyiz dilekçeslerinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.