Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/982 E. 2023/5582 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/982
KARAR NO : 2023/5582
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/336 E., 2022/1399 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/215 E., 2019/69 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptaline ilişkin asıl dava ve itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkin birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı/birleşen dava davalısı … dava dilekçesinde özetle; “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 11.05.2015 tarih 7040.811 saytlı işlemi ile çalışmış olduğum işyerindeki fiili çalışmaların iptali nedeni ile 596,29 TL borç aslı ve 417,28 TL faiz olmak üzere toplam 1.013,57 TL tutarında yapılan tedavi giderlerinin tahsil edilmesine karar verilmiştir. Ben 2006 ila 2009 tarihleri arasında Köfteci Kardeşler Hay. İnş.Taş. Gıda San Tic. Ltd.Şti. ye ait petrol istasyonunda yakıt pompacısı olarak görev yaptım. Bu süre içersinde bu iş yerinde bil fiil çalıştım. Benim çalışmalarımın iptali ile ilgili olarak Kurumun yaptığı işlemin hiçbir hukuki dayanağı bulunmayıp tamamen haksızdır. Kurum eksik ve yanlış inceleme yapmak suretiyle bu işlemi yapmıştır. Benim çalıştığım dönemde yazarkasa uygulaması olmadığı için mazot faturalarım elde kesip imza karşılığında müşterilere vermekte idik. Bu hususlar orada çalıştığımı ispatlamaktadır, bu işlemin iptalini ve adıma çıkarılan borç tahakkukunun iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Gerekli inceleme yapılmakla bu durum aydınlığa kavuşacaktır. Bu nedenlerle davanın açılma zorunluluğu doğmuştur.” şeklinde beyanda bulunarak davalı kurumun 11.05.2015 tarih 7040.811 sayılı işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dava dilekçesinde davacı Kurum dava dilekçesinde özetle; davalının çalışmış olduğu işyerinde fiili olmayan çalışmalarının iptal edilmesi sonucu sağlık giderlerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılarak, takibe kalındığı yerden devam edilmesini, davalı haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiği için borcun %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmsini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacı Kurumun 6801200400922 s.s. sigortalısıdır. Davacının işe girdiği 08.05.2004 tarihinden sonra Kuruma tabi 1688 gün sigorta hizmeti bulunmaktadır. Davacının işveren şirketten bildirilen 2011 yılı 8 inci ay sonrası hizmetleri ise sahte sigortalı gösterilmesinden dolayı Kurumca iptal edilmiştir. Davacının anılan işyerinden sahte sigortalı olarak gösterildiği 12.11.2014 tarih ve YA – 2014/138 sayılı denetmen raporuyla sabit bulunmaktadır. Bu rapor ile davacının 2011 yılı 8. ay sonrası gösterilen sigorta hizmeti Kurumca iptal edildiğinden davacının bahse konu dönemdeki tedavi giderleri yersiz ödenen borç durumuna girmiştir. Davacıya ilgili dönemde 596,29.-TL yersiz tedavi masrafı yapıldığı tespit edilmiştir. İşleyen yasal faiziyle birlikte davacının Kuruma olan borcu dava tarihi itibariyle 1.013,57 -TL miktarına yükselmiştir, davacının tedavi borcuna yasal faiz işletilmeye devam edilmekledir. Davacının anılan şirkette sahte sigortalı olarak bildirildiği denetmen raporuyla sabittir. Denetmen raporu sonrasında Kurumca Köfteci Kardeşler Şti.’nin işvereni olan … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Savcılık soruşturması ilgili Savcılığın 2015/694 Hz Numarasıyla halen sürmektedir, Davacıya iptali istenen idari işlemle yasal mevzuatın gerekleri uygulanmıştır. Arz edilen nedenlerle davacının davasının reddine dair karar verilmesi gerekmektedir. Davalı Kurumun davacıya kargı olan işlemleri yasaya ve mevzuata tamamen uygundur Davacı davasında haksızdır. Yasal mevzuatın gerekleri davacıya uygulanmıştır Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davalı Kurumun, davacının sahte sigortası nedeniyle hizmetinin iptali sonrasında Kurumdan yararlandığı sağlık hizmeti ödemesi yersiz hale gelmiştir. Davalı kurumun işlemi yasal mevzuata uygundur.” şeklinde beyanda bulunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları, Mahkemece davacı tarafından sunulan 30.06.2016 tarihli dilekçesine ekli belgelerdeki imzaların davacı …’e ait olduğuna dair ATK raporu ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, davacının Köfteci Kardeşler isimli iş yerinde çalıştığı anlaşıldığından asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterli inceleme yapılmadan tanık beyanları ile karar verildiğini, denetmen raporundaki hususların dikkate alınmadığını belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince dinlenen tanık beyanları ile fiili çalışmanın doğrulandığı, ayrıca Adli tıp kurumundan alınan raporda işyerinde imzalanan belge asıllarındaki imzaların davacının eli ürünü olduğu ve kuvvetle muhtemel eli ürünü olduğu yönündeki tesbitler dikkate alındığında ilk derece mahkemesince yapılan araştırma hüküm kurmak için yeterli ve verilen hüküm dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan davalı-birleşen dosya davacısı SGK vekilinin asıl ve birleşen dava dosyasında bulunduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, fiili çalışmaya dayalı olmayan sahte sigortalılık bildirimi nedeniyle kurum denetmen raporu ile iptal edilen 11.04.2006-22.08.2009 tarihlerinde dava dışı işyerinde geçen çalışmaların iptaline ilişkin kurum işleminin iptali, birleşen dava ise bu dönemde kurum tarafından çalışmaların iptali nedeniyle yersiz ödendiği iddia edilen sağlık giderlerinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 8 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.