YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/990
KARAR NO : 2023/3861
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2829 E., 2022/1882 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/232 E., 2020/162 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.08.1986 tarihinden başlayarak çeşitli nakliye firmalarında kamyon şoförü olarak çalıştığını, müvekkilinin bu tarihten itibaren başlayarak davalı firmaya ait işyerlerinde yurt içi ve yurt dışı olmak üzere işi gereği nakliye işlerini gerçekleştirdiğini, davalı firmada çalışırken ücret olarak sadece yolluk adı altında ücret aldığını, sigorta priminin ise asgari ücret üzerinden ödendiğini, davacının 2017 yılının Haziran ayında emekli olduğunu, emekli maaşının asgari ücret üzerinden ödendiğini, ancak davacının gerçek ücret üzerinden sigorta primlerinin yatırılmış olması halinde emekli maaşının daha yüksek olacağını, prime esas kazancın tespitinde gerçek ücretin esas alınması gerektiğini, davalı işverne tarafından ödenmesi gereken primlerin belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde gerçek ücretin esas alınması gerektiğini, davacının nakliyat firmalarında çaılşıp prime esas ücretin asgari ücretten olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, emsal ücret araştırmasının yapılarak davacının sigorta priminin tespit edilmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin davalıya ait işyerinde yatırılan primlerin gerçek ücret hesabı yapılarak tespiti ile açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekilinin cevap dilekçesinde; davalı kurum açısından pasif husumet yokluğu yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 21.04.2017 tarihinde vermiş olduğu tahsis talebine istinaden 01.05.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığının bağlandığını, aylık bağlanmasında davacının çalışmış olduğu işyerindeki işverenin davalı kuruma bildirdiği prime esas kazançların dikkate alınarak aylık bağlandığını, aylık bağlamada davacının çalıştığı işyerindeki konumu yaptığı işin aylık bağlamada davacının çalışmış olduğu işyerindeki işverenin kuruma bildirdiği prime esas kazançların dikkate alınarak aylık bağlanmış olduğunu davalı kurumun yasaya uygun işlem yaptığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ar-Nak Nakliyat davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde açıkça davacının, davalı işyerinde geçen çalışmalarının hem yurt dışı hem yurt içi olduğu belirtilmesine rağmen salt yurt dışı çalışma bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddinin yerinde olmadığını, davacının SGK hizmet dökümü incelendiğinde, aynı firmada daha evvel yurt dışı seferlerine gittiği ancak davaya konu edilen dönemin yurt içi çalışmasına ilişkin olduğunun anlaşılacağını, bu noktada yerel mahkemece tanıklara yönlendirilen sorular, bordro tanığının tespiti ve delillerin değerlendirilmesinde açık hataya düşüldüğünü, davacının 23.06.2012-02.11.2012 tarihleri arasında hizmet verdiğini süre içerisinde davalı firma adına Arçelik marka beyaz eşya taşındığını, Türkiye’ de kurulu 4 ana fabrikadan neredeyse Türkiye’ deki tüm bayilere sefer düzenlediğini, (aracın masrafları hariç) aylık 2.750,00 TL net ücret aldığını ama priminin asgari ücret üzerinden yattığını ifade ettiğini, sosyal güvenlik hakkı kamu düzenine ilişkin olduğundan bu hakka ilişkin davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulandığını, davacının HMK md. 288 gereği, davanın açıldığı tarih itibari ile yazılı delille ispat sınırına dahil olmadan her türlü delille ispatla davasını ispat hakkına haiz olduğunun (fark prim alacağı olması sebebiyle) açık olduğunu, ilk derece mahkemesinin 30 yıllık kıdemi bulunan bir ağır vasıta şoförünün çalıştığı yılın asgari ücreti üzerinden maaş alıyor olamayacağını tayin ve takdir edebilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince meslek odalarına yazılan yazıların ücret miktarının tespitine yetmeyeceği ve tarafları bağlamayacağı belirtilmiş ise de HMK’nın 288 inci madde sınırları içerisinde iddiasını her türlü delille ispat kabiliyetini haiz müvekkil lehine değerlendirilmeyen emsal ücret araştırma sonuçlarının da müvekkili kıdemindeki bir ağır vasıta şoförünün asgari ücret ile çalışmadığını ortaya koyduğunu, kurum ve kuruluştan talep edilen müzekkere yanıtında açık şekilde davaya konu yıllar içerisinde alınacak emsal ücretin asgari ücret olmadığı belirtilmesine rağmen, dinlenen tanık anlatımlarında da ücretin asgari ücret olmadığının değinilmesine rağmen ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.