YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9908
KARAR NO : 2023/10622
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/10 E., 2022/223 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalısı …’a 01.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, Tokat Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 1011696.60.04 sicil sayılı dosyasında … Tekstil-… adına işlem gören iş yeri ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğunca tanzim olunan rapordan davalının 28.02.2008-22.09.2008 tarihleri arasında hizmetlerinin iptal edildiğinden yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle kesildiğini, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğunun 13.06.2012 tarih ve MÇ-74 sayılı raporuna göre …’ın söz konusu iş yerinden Kurumlarına kayden bildirilen sigortalı hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığının ve yersiz olarak Kuruma sigortalı bildirimlerinin yapıldığının tespit edildiğini, yapılan bu tespite göre davalının 28.02.2008-22.09.2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin iptal edildiğini, 01.10.2008-23.06.2012 tarihleri arasında yersiz olarak almış olduğu aylıkların toplam tutarının 31.947,84 TL olduğunu beyanla, Kurumları tarafından davalıya yapılan yersiz ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; açılan davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin … Tekstil ünvanlı işyerinde tekstil işçisi olarak çalışmadığının doğru olduğunu, ancak bahse konu iş yerinin ve eklerinde inşaat ve tamirat işçisi olarak çalıştığını, iş yeri komşularının beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, SGK’ nın düzenlemiş olduğu tutanakların tek taraflı olarak düzenlendiğini, bu tutanaklara itibar edilemeyeceğini, iş yerinin her ne kadar 31.05.2008 tarihinde faaliyetleri sona ersede inşaat ve tamirat işlerinin, iş yeri ve eklentilerinde devam ettiğini, bu nedenle müvekkilinin çalışmalarının fiili çalışmalar olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.01.2016 tarihli ve 2013/191 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile davacının açmış olduğu davasının kabulü ile 31.947,84-TL’nin davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı kuruma verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 26.11.2018 tarihli 2016/4967 Esas, 2018/9830 Karar sayılı ilamı ile “Somut olayda; Kurum denetmeni tarafından düzenlenen raporda, denetim yapılan işyerinin kapsam tarihleri hakkında belirtme yapılmamış olup işyerinin 31.05.2008 tarihinden itibaren işlemden kaldırılmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Raporda; 31.05.2008 tarihinden sonra sigortalı bildirimleri fiili çalışmaya dayanmayan, fiili çalışması olmadığı halde sosyal güvence ihtiyacı olduğu için bildirimi yapılanlar, sağlık proplemleri sebebiyle bildirimi yapılanlar, 1260 gün SSK sigortalılığı şartını yerine getirmek için bildirimi yapılanlar olmak üzere bildirimi iptal edilmesi gerekenler şeklinde liste oluşturulduğu ve yine 5510 sayılı Kanun’un 506 sayılı Kanun’a göre sigortalı aleyhine getirilen yeni düzenlemelerinden etkilenmemek için bildirimi yapılan kişiler olarak bildirimi yapılıp iptal edilmesi gereken kişiler olarak listeler oluşturulmak suretiyle bildirimlerin iptal edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Raporda; işyerinin kapsam tarihleri belirtilmediğinden ve 31.05.2008 tarihinden itibaren de işyerinin işlemden kaldırılmasının uygun olacağı belirtildiğinden, işyerinin kapsama alınıp hangi tarihten itibaren sigortalı işçi çalıştırdığı, Kurum müfettişi tarafından raporunda belirtilen listeler dışında bildirimi iptal edilmeyen gerçek çalışması olan kişilerin olup olmadığı rapordan anlaşılamamaktadır. Bu durumda işyerinin kapsam tarihleri araştırılarak, faaliyet dönemi içinde yapılan tüm bildirimler celp edilmek suretiyle raporda bildirimi iptal edilmesi gerektiği belirtilen kişiler dışında bildirimi iptal edilemeyen çalışanlar olup olmadığı belirlenmeli ayrıca kapsam dönemi içinde bildirimi iptal edilmeyen çalışanlar olup olmadığı Kurumdan sorulmalı,olması halinde bildirimi iptal edilmeyen çalışanlardan yeterli sayıda sigortalı dinlenilmeli, Kurum denetmenine beyanda bulunan işveren yetkilisi ve sigortalıların beyanları da değerlendirilmek suretiyle davacının çalışmasının fiili olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre tahsis koşulları irdelenmeli ve karar verilmelidir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Bozma ilamı doğrultusunda, Yargıtay ilamında gösterilen eksikliklerin tamamlandığı, sigortası iptal edilmeyen tanıkların davalının 28.02.2008-22.09.2008 tarihleri arasında … Tekstil – … isimli iş yerinde çalışmış olduğuna dair herhangi bir beyanda bulunmadığını ve davalıyı tanımadıklarını beyan ettiklerini belirterek, Kurum raporunda yapılan tespitin isabetli olduğu” gerekçesine dayalı olarak “Davacının açmış olduğu davasının kabulü ile 31.947,84-TL’yi davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı kuruma verilmesine,” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin fiili çalışmasının olduğunu, iş yerinde tekstil işçisi olarak değil, iş yerinin merkez binası ve eklentilerinde inşaat ve tamir işleri ile ilgilendiğini, davacı tarafın tek taraflı düzenlediği tutanaklara itibar edilmemesi gerektiğini, çalışmalarının haksız yere iptal edildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yersiz ödemenin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.