Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2008/12459 E. 2011/23498 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/12459
KARAR NO : 2011/23498
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Haksız ele geçirilen kredi kartının birden fazla kötüye kullanılması
HÜKÜM : …: Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle sanığın beraatine., …: 5237 sayılı TCK’nın 245/1,62,53/1-a,b,c,d,e,53/2….uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 80 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,maddedeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına.

I-Sanık … hakkında kurulan ‘beraat’ hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve taktir kılınmış olduğundan o yer Cumhuriyet savcısının suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan ‘mahkumiyet’ hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın haksız olarak ele geçirdiği mağdurun kredi kartını, değişik zamanlarda farklı işyerlerinden alışveriş yaparak pos cihazlarından geçirmek suretiyle haksız menfaat sağlama eyleminde, aynı suç işleme kararı içerisinde birden fazla kullanması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçeler ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
3- Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 245.maddesine eklenen “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.” hükmü ve mağdurun hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında “zararının sanık … tarafından giderildiğini” bildirmesi karşısında 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
4- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine, anılan maddenin diğer bendlerindeki hak yoksunluklarının ise hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi..