Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2009/9616 E. 2011/23508 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9616
KARAR NO : 2011/23508
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına Ait Banka veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması
HÜKÜM : TCK 245/1, 31/3, 52/2 m. uyarınca 2 yıl hapis ve 1600 YTL apc.

21.05.2008 tarihinde sanığın yüzüne karşı tefhim edilen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde gösterilen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık tarafından temyiz edildiği belirlenmiş ise de, hüküm fıkrasında yasal gerek olmadığı halde yanıltıcı biçimde temyiz süresinin yüze karşı verilen hükmün tebliğinden itibaren başlayacağının belirtildiği, bu nedenle de Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerindeki hükümlere aykırı davranıldığından, sanığın infaz için yakalanmasından sonra yaptığı temyiz başvurusunun, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.01.2007 gün ve 9/18 sayılı kararında açıklandığı üzere eski hale getirme yolu ile yapılmış bir temyiz başvurusu olduğunun kabulü gerekeceği ve kusursuz olarak temyiz süresinin geçirildiği, süresi içinde yapılan eski hale getirme talebinin yerinde bulunduğu anlaşılmakla, mahkemenin 13.08.2008 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanık hakkında hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçeler ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
2- Sanığın kovuşturma aşamasında “katılanın zararının babası tarafından giderildiğini” beyan etmesi, katılan vekilinin ise zararın giderilmediğini belirtmesi karşısında mahkemece zararın giderilip giderilmediği konusunda araştırma yapılarak 5237 sayılı TCK’nun 245/5. maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı hususunun tartışılması gerektiği halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- 5237 sayılı TCK’nun 51/1-b maddesi gereğince “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığı” hususunda bir değerlendirmede bulunulmadan “sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile cezanın ertelenmemesine karar verilmesi,
4- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 231/6. madde-fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b)Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
Biçiminde sıralanan koşulların öngörülmesi karşısında; yasa maddesinde belirtilen bu hususların irdelenip gerekçelendirilmesi suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı konusunun takdir edilmesi gerekirken, “sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığı” şeklinde yasal olmayan soyut gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.