YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17980
KARAR NO : 2014/232
KARAR TARİHİ : 08.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/36081
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. (Kartal 4.) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2011
NUMARASI : 2010/817 (E) ve 2011/802 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.12.2010 gün 2010/11-205 Esas, 2010/258 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı CMK’nun, “hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususları” düzenleyen, 230. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde “mahkumiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir” denildikten sonra, (c) bendinde; “ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi, yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkumiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirlerinin belirlenmesi…” denilmek suretiyle, ileri sürülen istemler doğrultusunda, 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesinin mutlaka tartışılması gereken bir unsur olduğu , sanık ve müdafiinin lehe olan hükümlerin uygulanması hususundaki taleplerine rağmen, cezanın belirlenmesi sırasında TCK’nun 62. maddesinin değerlendirilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
3- Adli emanette kayıtlı suça konu bonoların dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken, anılan bonolar hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.