Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2012/21812 E. 2014/2421 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21812
KARAR NO : 2014/2421
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

Tebliğname No : 11 – 2009/117252
MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/11/2008
NUMARASI : 2007/421 (E) ve 2008/444 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inaç ve takdirine göre sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Yargıtay İBK’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ile Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekarlık suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanununun 688. maddesi uyarınca bonoda tanzim yerinin ve tarihinin yazılı bulunması zorunludur. İncelenen dosya kapsamına göre, suça konu bonoda tanzim yerinin yazılı olmadığı gibi, aslı katılan A.. K.. tarafından 19.03.2007 günü kolluk yetkililerine teslim edilen ve emanete alınan suça konu bonoda tanzim tarihi olarak 20.12.2006 tarihi yazılı ise de, M.. S..’nın 13.03.2007 günü Cumhuriyet savcılığına müracaatında, bononun tahsili için A.. K.. tarafından kendisine ibraz edildiğinde durumdan haberdar olduğunu ve bir fotokopisini aldığını beyanla dosyaya aynı gün sunduğu senet fotokopisinde tanzim yeri dışında tanzim tarihinin de bulunmadığı cihetle sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek “resmi belgede sahtecilik” suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün, 8/69 sayılı kararı ile buna uyumlu Daire kararlarında da açıklandığı üzere, önceden doğan bir borç nedeniyle sonradan senet düzenlenip verilmesi halinde, borç daha önce oluştuğundan senet ile arasında nedensellik bağı bulunmayacağı, bu nedenle hile unsuru olarak kabul edilemeyeceğinden, katılan A.. K..nun “paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek borç isteyen sanığa 5.000,00 TL ve 2.000 USD tutarında para verdikten bir hafta sonra sanıkla tekrar karşılaştıklarında, verdiği borç para nedeniyle bir belge almadığını sanığa hatırlattığını, sanığın da birkaç gün sonra suça konu bonoyu borcunun teminatı olarak kendisine getirip verdiğini” belirtmesi karşısında, suça konu senedin önceden doğan bir borç için verildiği dolayısıyla “dolandırıcılık” suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı cihetle bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.