YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27599
KARAR NO : 2014/11319
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/109957
MAHKEMESİ : Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/10/2010
NUMARASI : 2008/627 (E) ve 2010/707 (K)
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
7201 sayılı Tebligat Kanunun’nun 23/9. maddesi uyarınca tebliğ mazbatasında tebliğ memurunun adı ve soyadının yazılmasının zorunlu olduğu cihetle, bu unsuru ihtiva etmeyen gerekçeli kararın sanığa tebliğine ilişkin tebligat işleminin geçersiz ve sanığın öğrenme üzerine yapmış olduğu temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek, yapılan incelemede:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup Yargıtay İBK’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 sayılı kararında da açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerekmektedir. Suça konu bononun dosyada bulunan fotokopisinde suç tarihinde yürürlükte bulunan TTK’nun 688. maddesinde öngörülen ve bulunması zorunlu unsurlardan olan “keşide yerinin” gösterilmemiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve suç vasfının tayini amacıyla, suça konu bono aslı duruşmaya getirtilerek, TTK’nun 688. maddesindeki keşide yerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre keşide yerinin bulunmadığının tespiti durumunda eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı da gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de; sanık tarafından farklı tarihlerde düzenlendiği tespit edilemeyen sahte belgelerin aynı anda kullanılmasından ibaret eyleminde, 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesinde “değişik zamanlarda” denilmesi ve sanığın suça konu belgeleri farklı zamanlarda düzenlediğine veya
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.