Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/13389 E. 2015/26788 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13389
KARAR NO : 2015/26788
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/28299
MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/12/2011
NUMARASI : 2011/388 (E) ve 2011/676 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, iftira, kaybolmuş veya hata sonucu elde edilmiş eşya üzerinde tasarruf

1-Sanığın kaybolmuş veya hata sonucu elde edilmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde:
6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkemece doğrudan hükmedilen 500 TL adli para cezasına dair hükmün
temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanığın resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince:
TCK’nun 268. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekmekte olup; 5237 sayılı TCK’nun 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 1.00 promil ve yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği cihetle, somut olayda 1.36 promil alkollü olarak araç kullandığı sırada aracı görevlilerce durdurulan sanığın ibraz ettiği sahte sürücü belgesine göre idari yaptırım düzenlenmesi şeklindeki eylemde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurları oluşacağı dolayısıyla iftira suçu da meydana geldiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezayı azaltıcı nedenler takdir kılınmış ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.