YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16107
KARAR NO : 2014/6997
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
Tebliğname No : KYB – 2013/199321
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.05.2013 gün ve 2013/8312/33807 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.06.2013 gün ve KYB 2013/199321 sayılı ihbarnamesi ile;
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık A.. G..’in, 2004 sayılı icra ve iflâs Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Diyarbakır 2. İcra Ceza Mahkemesinin 20/12/2012 tarihli ve 2012/239-275 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlü tarafından infazının denetimli serbestlik tedbiri hükümleri uygulanarak yapılmasına yönelik talepte bulunulması üzerine, talebin kabulü ile hükümlünün cezasının hak ederek salıverilme tarihi olan 09/06/2013 tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin, Kahramanmaraş İnfaz Hâkimliğinin 12/03/2013 tarihli ve 2013/697-697 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2013 tarihli ve 2013/405 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 45. maddesinde, suç karşılığı uygulanacak yaptırımların, hapis ve adlî para cezası olarak belirlendiği, diğer taraftan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 1. maddesinde bu Kanunun amacının, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usûl ve esasları düzenlemek olduğunun belirtildiği, bu haliyle 5275 sayılı Kanun’un ceza ve güvenlik tedbirlerine dair hususları kapsamakta olup tazyik hapislerine ilişkin bir hususa yer vermediği, keza Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 193/4. maddesinde yer alan “Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları, tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adli sicil kayıtlarına işlenmez.” hükmü ile Yargıtay Ceza Genel Kumlunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16- 220-231 sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde, disiplin ve tazyik hapsinin bir “hapis” cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan “disiplin hapsi” kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağının anlaşılmasına göre, 5275 sayılı Kanun’a 6291 sayılı Kanun’un 1 ve 2. maddeleri ile eklenen geçici 3 ve 105/A maddeleri ile 6411 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile eklenen geçici 4. maddesiyle getirilen hükümlülerin cezalarının bir kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı şeklindeki düzenlemenin hapis ve adlî para cezasına mahkûm olan hükümlüler yönünden uygulanması gerekeceği cihetle, itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2013 tarihli ve 2013/405 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.