Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/17209 E. 2015/32043 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17209
KARAR NO : 2015/32043
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/46017
MAHKEMESİ : Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/10/2011
NUMARASI : 2010/278 (E) ve 2011/281 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1- Kepez İlçesi Odabaşı Köyü … nolu parselde bulunan mülkiyeti hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan yapı için sanıklar A.. B.. ve A.. B..’nun muhtar oldukları dönemde içeriği itibariyle gerçeğe aykırı düzenledikleri belgeler ile ilgili kurumlara başvuran sanık A.. Ş..’ın elektrik ve su aboneliği aldığı iddia ve kabul edilen olayda, elektrik ve su aboneliği için belge düzenlemenin 442 sayılı Köy Kanununun 13/2. maddesinde sayılan köylünün mecburi işeri ile 36 ve 37. maddelerinde sayılan köy muhtarının görevleri arasında bulunmadığı, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 26.11.2004 tarihli ve 303 sayılı kararı ile Odabaşı Köyünün belediye mücavir alan sınırlarına alınmış olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21, 30 ve 31. maddeleri uyarınca kural olarak, belediye ve mücavir alan sınırları dahilinde bulunan yapılar için yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni belgesi alınmasının zorunlu olduğu, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, İmar Kanununa 09.07.2008 tarih ve 5784 sayılı Kanunun 25. maddesi ile eklenen geçici 11. madde hükmüne göre yapı ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartının 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmayacağının anlaşılması karşısında; 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış olan yapıların tespitinin ne şekilde yapıldığı ve bu köy muhtarının suç tarihi itibariyle araştırma yapma yükümlülüğü ile belge düzenleme görev ve yetkisinin bulunup bulunmadığı İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünden sorulup, ancak görev ve yetkileri kapsamında bulunduğunun anlaşılması halinde beyan üzerine herhangi bir araştırma yapmaksızın suça konu belgeleri düzenleyen sanıklar A ve A.. B..’nun eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nun 257/2. maddesinde düzenlenen görevi ihmal suçunu, sanık A.. Ş..’ın eyleminin ise TCK’nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.