Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/17605 E. 2015/31006 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17605
KARAR NO : 2015/31006
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

Tebliğname No : 11 – 2009/144056
MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2008
NUMARASI : 2008/29 (E) ve 2008/342 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık M.. Ü..’ın bankada bulunduğu sırada önünde işlem yapan mağdurlar N.. Ö.. ve M.. K..’a ait banka kartlarının bilgilerini ele geçirdiği, bu bilgileri haklarında daha öncesinde mahkumiyet kararı verilen M.. T.. ve O.. T..’e ilettiği, M.. T.. ve O.. T..’in de bu bilgileri kullanarak N.. Ö..’ın kartından alışveriş yaptıkları, M.. K..’ın kartından da alışveriş yapmaya çalıştıkları ancak başarılı olamadıkları olayda, sanığın sübut bulan eylemlerinin TCK’nun 245. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanığın N.. Ö..’a yönelik eylemi nedeni ile TCK’nun 158/1-f, 62 ve 52. maddeleri uyarınca netice ceza olarak 3 yıl 4 ay hapis ve 820 TL adli para cezası ile cezalandırılması; N.. Ö..’a yönelik eylemi nedeni ile ise TCK’nun 158/1-f, 35, 62 ve 52. maddeleri uyarınca netice olarak 1 yıl 8 ay hapis ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılması karar verilmesi gerekirken, cezanın hesaplanmasında yanılgıya düşülerek adli para cezaları yönünden fazla ceza tayini,
b- Mağdur N.. Ö..’ın, olay sonrası zararının giderildiğini beyan etmiş olmasına rağmen, sanık hakkında TCK’nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c- Mağdur N.. Ö..’ın isminin gerekçeli karar başlığında yazılmaması,
d- Gerekçeli karar başlığında yalnızca 11/05/2007 olarak yazılan suç tarihinin 05/02/2007 ve 11/05/2007 olduğunun gözetilmemesi,
e- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre yalnızca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrasında yer alan
diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
f- Sanığın M.. K..’a yönelik eylemi nedeni ile mahkum edildiği 1 yıl 8 ay hapis ve 416 gün adli para cezası yönünden, sanığın suç tarihi itibari ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir sabıkasının ve suç nedeni ile giderilmesi gereken bir zararın
olmaması karşısında, sanığa verilen ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun CMK’nun 231. maddesinde belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine ”CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” denilmek sureti ile yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve hapis cezasının TCK’nun 51. maddesi uyarınca ertelenip ertelenmeyeceği hususunun hiç tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/11/2015 gününde
oybirliğiyle karar verildi.