Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/20373 E. 2015/32001 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20373
KARAR NO : 2015/32001
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

Tebliğname No : 15 – 2012/45537
MAHKEMESİ : Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/10/2011
NUMARASI : 2010/99 (E) ve 2011/327 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, görevi ihmal

I-Sanık M.. A.. hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 14.11.2011 tarihinde tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 22.11.2011 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar E.. C.., B.. K.., M.. B.., H.. B.., H.. A.., M.. A.., F.. B.., İ.. P.., H.. A.. ve B.. A..’nun hakkında resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik ile sanık Y.. K.. hakkında görevi ihmal suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanık E.. C.., M.. B.., H.. B.., H.. A.., F.. B.. ve İ.. P.. müdafii, Y.. K.. müdafii ile sanıklar B.. K.., H.. A.., B.. A..’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- Belge, hukuki bir hüküm ifade eden, üzerinde bir hakkın doğumuna, bir olayın kanıtlanmasına yarayan yazıların bulunduğu, bez, kağıt, levha ve plaka gibi nesne olarak tanımlanmaktadır. Resmi belge ise; kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından yasa gereğince yerine getirdiği fonksiyona dayanılarak düzenlenen belgedir. Hiçbir hukuki önemi olmayan, bir olayı ispata yaramayan hukuki sonuç doğurmayan bir yazı, hukuki anlamda “kanıt” niteliğinde olamayacağı için “belge” niteliğine de sahip değildir. Devlet bürokrasisinin ürettiği bir belge olan resmi belge, o bürokrasinin gerektirdiği, o tür belge için öngörülen biçim koşullarını taşımalıdır. Örneğin; imza, resmi belgenin varlığı için gereklidir. İmza dışında başlık, paragraf, paraf, soğuk damga, resmi mühür, tarih, sayı, ifade tarzı, konu itibariyle hitap şekli, kullanılan deyimler gibi belgesine göre genellikle aranan, yerine göre belgenin geçerlilik nedeni haline gelen koşullardır. Dolayısıyla belgede sahtecilik suçlarının konusunu ancak, hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli olan özel ve resmi nitelikteki belgeler oluşturabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında sanık H.. A.. adına Bağkur kaydı için düzenlenen belgelerin Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne muhtar olan sanık M.. A.. tarafından teslim edilmesi şeklinde sübutu kabul edilen eylemde; H.. A.. adına düzenlenen Bağkura Giriş Bildirgesinde sanık H.. A..’ın imzasının bulunmaması karşısında; imzası bulunmayan ve hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir belgeden söz edilemeyeceğinden cihetle; unsurları itibariyle oluşmayan resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi;
2- Sanıklar H.. B.. ve M.. B..’nun aşamalarda yılın altı ayını İncesu İlçesinde geçirip çiftçilik yaptıklarını, sosyal güvenceleri olmadığından Çiftçi Bağkuruna başvurmak istediklerini, işlemleri muhtarın yaptığını savunarak atılı suçlamaları kabul etmemeleri, sanıkların kiracı olarak gözüktükleri sözleşmede kiraya veren konumundaki A.. U..’un tanık olarak alınan beyanında kendisine ait taşınmazların bir kısmını sanıkların ektiklerini beyan etmesi, tanık Bayram’ın sanıkların yaz aylarında köye gelip Kasım ayına kadar köyde kaldıklarını beyan etmesi karşısında; geçici süre de olsa çiftçilik yapan sanıkların muhtar olan sanık M.. A..’den kendileri adına yaptıkları işlemlerin sahte olduğundan haberleri olduğuna ve suç kastı ile hareket ettiklerine ilişkin somut bir delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi;
3- Dolandırıcılık suçu yönünden ise, sanıklar E.. C.., B.. K.., M.. B.., H.. B.., H.. A.., M.. A.., F.. B.., İ.. P.., H.. A.. ve B.. A..’nun adına Bağkur kaydı için muhtar sanık M.. A.. tarafından sahte olarak düzenlenen arazi kira sözleşmeleri, Bağ-Kur’a giriş bildirgeleri, Bağ-Kur sigortalılık belgeleri ve çiftçilik belgelerinin Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne mesai sonunda teslim edilmesi, görevlilerin belgelerin gerçekliği konusunda tereddüte düşüp işlem yapmamaları şeklinde sübutu kabul edilen eylemde; dolandırıcılık suçunun icrai hareketlerinin henüz başlamadığı ve hazırlık hareketi olarak kabul edilmesi gerektiğinden yasal unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraatleri yerine dolandırıcılığa teşebbüsten mahkumiyetlerine karar verilmesi,
4- Suç tarihinde yürürlükte bulunan Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 3/b, 5/son ve 10. maddeleri ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Kapsamında Tarımsal Faaliyette Bulunanların Tespit, Tescil ve Takibi Hakkında Yönetmeliğin 7/1, 8 ve 10. maddeleri ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışan Sigortalıların Tescili ile İlgili İşlemler, Başvurma ve Uymak Zorunda Oldukları Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 ve 10. maddelerine göre “Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim, dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini yapmak, avlamak ve muhafaza etmek, taşımak veya ürünlerden sair şekilde faydalanmak ve benzeri işler” tarımsal faaliyet olarak nitelendirilip, tarımsal faaliyette bulunan kişilerin sigortalı sayılacağı, sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde; valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının ve diğer tarımsal amaçlı kooperatifler ile bunların üst birliklerinin kayıtları esas alınacağı ve bu kurumlar ile birilikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ile ilgili diğer bakanlıkların tarımsal faaliyette bulunan ve Kanuna göre sigortalı sayılanların tespitine yarayacak bilgi ve belgelerin yazılı olarak veya bilgisayar ortamında aktarılması için gerekli düzenlemeleri yapmak ve istenildiğinde bu bilgileri vermekle ilgili tedbirleri almaları gerektiği düzenlenmiştir. Yine il müdürlüklerinin bu kurum ve kuruluşların il bünyesinde bulunan birimlerinde tarım sigortalılarının tespiti ile ilgili bilgi ve belgeleri doğrudan talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Sigortalı sayılanların kayıt ve tescilleri, Kurumca hazırlanan ve sigortalı tarafından usulüne uygun doldurularak imzalanan ve tarımsal faaliyetin yapıldığı mahaldeki köy veya mahalle muhtarına onaylattırılan “2926 sayılı Kanuna Göre Bağ-Kur’a Giriş Bildirgesi”nin ilgili il müdürlüğüne elden verilmesi veya posta ile gönderilmesi suretiyle yapılacağı, ilk defa veya yeniden sigortalılık için yazılı talepte bulunulması veya sigortalılık kapsamına girdikleri tarihten sonra kendi istekleri ile prim ödemesinde bulunanlardan bu ödemelerin irade beyanı olarak kabul edilmesi için yazılı talepte bulunanlar ile ilgili olarak Kurumca yapılacak inceleme sonucunda, sigortalılık niteliği taşıdıkları tespit edilenlerin sigortalılıklarının başlatılacağı ve yapılan işlemlerin sigortalıya yazı ile bildirileceği, sigortalılık niteliğini taşımadıkları tespit edilenlere de durumun yine yazılı olarak bildirileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda muhtar olan sanık M.. A.. tarafından düzenlendiği iddia edilen diğer sanıklara ait arazi kira sözleşmeleri, Bağ-Kur’a giriş bildirgeleri, Bağ-Kur sigortalılık belgeleri ve çiftçilik belgelerinin ilgili servise mesai dışında bırakıldığının, bu şahısların gerçekte çiftçi olup olmadıkları hususunda tereddüt hasıl olması üzerine yapılan denetim neticesinde sanıkların gerçekte çiftçilik faaliyeti yürütmediklerinin tespit edildiğinin iddia olunması ve yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri karşısında; dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının tespiti bakımından, sanıklar adına düzenlenen Bağkur’a giriş bildirgeleri ve ekinde yer alan belgelerin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne teslim edilmesinin akabinde, Bağkur kaydı yapılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu görevlileri tarafından sanıkların çiftçi olup olmadıkları, arazi kiralama hususunun gerçek olup olmadığı, tarımsal faaliyette bulunup bulunmadıkları hususunun mahallinde denetlenmesinin zorunlu olup olmadığı, uygulamanın ne şekilde olduğu hususunun araştırılması, araştırmanın mutad olması durumunda suçların unsurlarının oluşmayacağı, diğer yandan yukarıda zikredilen mevzuata göre 2926 sayılı Yasaya göre sigortalı sayılabilmek için tarım arazisinin bulunduğu yerde oturmasa bile tarımsal faaliyette bulunulmasının yeterli olacağı hatta kar elde etmesine bile gerek olmadığının belirtilmesi ve tarımsal faaliyet tanımındaki çeşitlilik ile sanıkların yaz aylarında köylerine gelerek var olan taşınmazlarında kısa süre de olsa çiftçilik işleri ile ilgilendiklerini savunmaları karşısında; sanıkların suça konu kira sözleşmelerindeki araziler ve bunların dışında başkaca arazilerde tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının araştırılması ve sanıkların eylemlerinin faydasız sahtecilik kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
III- Sanık Y.. K.. hakkında görevi ihmal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde İncesu Ziraat Odası Başkanı olarak görev yapan sanık yüklenen eylemi görevi sebebiyle işlediğinin anlaşılması karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden adı geçen sanık hakkında soruşturma izni alınmadan genel hükümlere göre açılan davaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
IV- Kabule göre de;
1- Eylemin sübutu halinde kamu görevlisi olan sanık muhtarın doldurması gerekli olan ve hakkında kamu davası açılan belgelerden olan Bağkur sigortalılık belgesinin muhtar tarafından sahte doldurulması karşısında muhtar sanığın eyleminin zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, diğer sanıklar E.. C.., B.. K.., M.. B.., H.. B.., H.. A.., F.. B.., İ.. P.., H.. A.. ve B.. A..’nun eylemlerinin zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğine azmettirme suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
2- Sanıklara yüklenen eylemlerin 5237 sayılı Yasanın 44. maddesi de gözetilerek kül halinde zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilmesine karşın, özel belgede sahtecilik suçundan karar verilmesine yer olmadığına denilmesi gerekirken ayrıca beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekili, sanık E.. C.., M.. B.., H.. B.., H.. A.., F.. B.. ve İ.. P.. müdafii, Y.. K.. müdafii ile sanıklar B.. K.., H.. A.. ve B.. A..’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık Y.. K.. yönünden sair yönleri incelenmeksizin, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.