YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20961
KARAR NO : 2015/29964
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/178444
MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/03/2012
NUMARASI : 2011/1610 (E) ve 2012/359 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1- Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98, 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar
verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği cihetle; sanığın, suça konu çekleri eski eşi olan ve keşideci görünen katılan F.. B..’ın bilgi ve rızası dahilinde doldurarak verdiğini, birlikte iş yaptıklarını, katılan ile boşandıktan sonra rızasını inkar ettiğini savunması karşısında; gerçeğin ve suça konu çeklerin sanık tarafından katılanın bilgisi ve rızası üzerine düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti bakımından; katılanın suça konu çeklerle ilgili olarak sanık sıfatıyla “karşılıksız çek keşide etmek” suçundan yargılandığı İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/36 Esas 2008/325 Karar sayılı dosyasının getirtilerek söz konusu dosyada katılan tarafından imzaya itiraz edilip edilmediği tespit edilip onaylı örnekleri dosya arasına alındıktan ve sanığın, katılan adına düzenlediği daha önce imzalanıp ödenen çekler olup olmadığı ilgili bankadan araştırılarak gerektiğinde çek/çeklerin verildiği kişilerde tanık olarak dinlenmesi, ayrıca başka çeklerin de verildiği tespit edilmesi halinde bunlarla ilgili olarak yapılan yargılamalar ya da icra takiplerinde imzaya itiraz edilip edilmediği de araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
2- Adli emanetin 2011/5649 sırasına kayıtlı suça konu çeklerin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2015
gününde oybirliğiyle karar verildi.