Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/2402 E. 2014/2738 K. 18.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2402
KARAR NO : 2014/2738
KARAR TARİHİ : 18.02.2014

Tebliğname No : 4 – 2010/330944
MAHKEMESİ : Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/04/2010
NUMARASI : 2009/222 (E) ve 2010/294 (K)
SUÇ : Mühür bozma

1-Sanığın işyerindeki elektrik sayacının katılan kurum görevlilerince mühürlenmesinden sonra mührü kırarak elektrik kullanmaya devam ettiği iddiasıyla mühür bozma suçundan cezalandırılması talebiyle açılan davadaki savunmasında; mühürleme işleminden haberi olmadığını söylemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla, dosyadaki mühürleme tutanağı örneğinin okunaklı olmaması da gözetilerek okunaklı ve onaylı örneği veya aslının getirtilmesi; mühürleme tutanağını düzenleyen görevlilerin duruşmaya çağrılıp dinlenilerek, usulüne uygun mühürleme işleminin yapılıp yapılmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, kaçak usulsüz tespit tutanağını düzenleyen görevlinin dinlenmesi ile yetinilerek eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde; 5237 sayılı TCK’nun 89/1. maddesinden hükümlülüğünün taksirleme yaralama suçuna ilişkin olduğundan 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmadığı, 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine ilişkin eyleminin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü, “çek defterini iade etmemek” eylemlerinin hükümden sonra 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Yasa gereğince suç olmaktan çıkarıldığı, mühür bozma suçundan doğan somut bir zararın da bulunmadığı gözetilerek, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, objektif ve subjektif koşulların bulunup bulunmadığının değerlendirilerek ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılması’ kararı verilip verilmeyeceği hususunun yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayalı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.