Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/24996 E. 2014/697 K. 15.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24996
KARAR NO : 2014/697
KARAR TARİHİ : 15.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2012/191635
MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2012
NUMARASI : 2010/192 (E) ve 2012/856 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1- S.O.S Otomotiv Servis Yedek Parça San. Tic. ve Ltd. Şti ortağı ve yetkilisi olan sanığın mağdur F.. B.. adına sahte vekaletname düzenleyerek Aksigorta tarafından hasar bedeli olarak mağdur adına bankaya yatırılan parayı çektiği iddiasıyla açılan kamu davasında; mağdur F.. B..’ın İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/28 Esas sayılı dosyasında 19.04.2005 tarihinde tanık sıfatıyla alınan ifadesinde, vekaletname altında kullanılan şirket kaşesinin sahte olup kaşe üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ancak müstenidatı olan sirkülerdeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, sahtecilik suçundan yapılan soruşturma sırasında savcılıkta verdiği ifadesinde ise hem vekaletnamedeki hem de imza sirkülerindeki imzalarını inkar ettiği, yargılama sırasında adresi tespit edilemediğinden dinlenemediği ve çelişkinin açıklattırılamadığı buna rağmen karşılaştırma belgesi olarak imza sirkülerini esas alan ve vekaletnamedeki imzanın, sirkülerdeki imzanın taklidi suretiyle oluşturulduğunu kabul eden bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulduğu görülmekle, çelişkinin giderilmesi ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti açısından; F.. B..’ın adresinin ticaret sicili de dahil olmak üzere resmi kurum ve kuruluşlardan araştırılması ve duruşmaya gelmesi sağlanarak beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, aracını sanığın yetkilisi olduğu şirkette tamir ettirip ettirmediği ve tamir bedelinin ne şekilde ödendiği hususunda dinlenmesi, suç tarihi itibariyle resmi kurum ve kuruluşlarda bulunan yazı ve imza örnekleri ile şirket kaşesini havi belgelerin araştırılması, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz edilen imza sirkülerinin dosyaya getirtilmesi ve toplanan belgeler ile imza aidiyeti ve kaşenin sahteliği yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sanıktan F.. B..’ın aracının tamir edildiğine ve bankadan çekilen bedelin şirket kayıtlarına geçtiğine dair defter ve belgelerin bulunup bulunmadığının sorulması varsa ibrazının sağlanması ve sonucuna göre 765 sayılı TCK’nun 347. maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığı da tartışılarak hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a-1512 sayılı Noterlik Yasasının 82/3. maddesindeki “noter tarafından yapılan imza onaylaması, onaylanan imzanın ilgiliye ait oluşunu belgelendirme niteliğinde bulunup, hukuki işlemlerin içindekileri kapsamaz. Bu işlemlerde imza ve tarih, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü uyarınca suça konu noter huzurunda imzalanan vekaletnamedeki imzanın mağdura ait olmadığının iddia edilmesi karşısında; sübutu halinde eylemin 765 sayılı TCK 342/2. (5237 sayılı TCK’nun 204/1-3) maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik ceza tayini,
b- Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımının, 765 sayılı TCK’nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK’nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK’nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 2 yıl 6 ayın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi ve temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 15.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.