YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25397
KARAR NO : 2015/31188
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
Tebliğname No : 11 – 2013/332886
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2011
NUMARASI : 2008/15 (E) ve 2011/12 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, iftira
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesinin birinci fıkrasında temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulması gereken hususlar; “suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik” şeklinde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Ancak hâkimin cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak, suçun işleniş biçimi, suç işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. TCK’nun 61/1-f maddesinde yer alan “failin kastının ağırlığı”nın belirlenmesi sırasında hakim tarafından gözönüne alınabilmesinde de kanuni bir engel bulunmamaktadır. Bu kapsam da; yapılan bir soruşturma sırasında sahte sürücü belgesi ibraz eden sanık hakkında, mahkemenin TCK’nun 61. maddesinde düzenlenen hususları tartışmaksızın gerekçesinde yalnızca sanığın yargılaması devam eden 16 adet dosyasının bulunması esas alınarak yetersiz gerekçeyle en üst sınırdan teşdiden uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2 – Suça konu kimlik belgesinin akıbeti hakkında sevke rağmen herhangi bir karar verilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.