Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/25757 E. 2014/4832 K. 14.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25757
KARAR NO : 2014/4832
KARAR TARİHİ : 14.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2012/234057
MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/03/2012
NUMARASI : 2010/10 (E) ve 2012/224 (K)
SUÇ : Sahte fatura kullanmak

I- Sanık hakkında 2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından kamu davası açılmış olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere her takvim yılının ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, aynı takvim yılında farklı dönemlerde birden çok sahte fatura düzenlenmesi durumunda faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve her bir takvim yılı için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ve hangi yılda işlenen suçtan dolayı karar verildiği de belirtilmeksizin yazılı şekilde tek suçtan hüküm kurulması,
II- Sanığın duruşmada aldığı malların bedellerinin bir kısmını çekler ile bir kısmını da banka aracılığıyla ödediğini, faturaların gerçek olduğunu savunması karşısında, sanığın kullandığı ve sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şirket ve işyeri yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılarak, açılmış olduğu takdirde kamu davasına ait dosyanın celp edilip incelenerek, özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu dava ile birleştirilmemesi halinde, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin satıcıya ödendiği ve hesabına girdiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile, faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılarak bu doğrultuda yeniden bilirkişi raporu alındıktan sonra toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
III- Kabule göre de;
1- Hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden 1.100,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.