Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/3868 E. 2015/287 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3868
KARAR NO : 2015/287
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

“Defter ve belgeleri ibraz etmemek” suçunda, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarihin suç tarihi olduğu cihetle, sanığa 26.10.2006 tarihinde tebligat yapıldığı ve ibraz için 15 gün süre verildiği, bu nedenle suç tarihinin 10.11.2006 tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığına suç tarihinin 26.10.2006 olarak yanlış yazılması mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
A-Sanık hakkında 2002 ve 2003 takvim yıllarına ait defter ve belgeleri yapılan tebligata rağmen süresinde ibraz etmediğinin iddia olunması, sanığın, suça konu 2002 ve 2003 yıllarına ait defter ve belgelerin muhasebecisi …’da olduğunu, bu kişinin anılan defterleri kendisine iade etmediğini savunması, muhasebeci … hakkında sanığa ait defter ve belgeleri iade etmediğinden bahisle … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2007 tarih ve 2007/2575 esas sayılı iddianamesi ile güveni kötüye kullanma suçundan kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, adı geçen muhasebeci tanık olarak dinlenilerek, suça konu 2002 ve 2003 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin suç tarihinde kendisinde olup olmadığının sorulması, sanığa iade ettiğini beyan etmesi halinde varsa buna ilişkin teslim/tesellüm belgesi temin edilip dosya içerisine konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
B- Kabul ve uygulamaya göre de;
1-5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasa’nın 276. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2. madde ve fıkrasında yapılan değişiklikler denetime olanak sağlayacak biçimde hükmün gerekçe bölümünde tartışılıp lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilip söz konusu maddenin 5728 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki haliyle temel cezanın 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinin ardından, 359/a-son maddesinde yer alan “Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için (…) yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır …” hükmü dikkate alınmadan, hapis cezası 5 ay olarak belirlendikten sonra TCK’nun 52/2. maddesi gereğince 20.00 TL den paraya çevrilerek karma uygulama yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2- Sanığın adli sicil kaydında geçen 3167 sayılı Kanunun 16/1-3. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine ilişkin eylemlerinin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü cihetle, defter belge gizleme suçundan doğan somut bir zararın da bulunmadığı gözetilerek, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, objektif ve sübjektif koşulların bulunup bulunmadığının değerlendirilerek ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılması’ kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza itibariyle kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 12.01.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.