YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5453
KARAR NO : 2015/24129
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine
Alkollü olan sanıkların tek taraflı ve yaralamaya neden olmayan trafik kazası sonrasında olay yerine gelen kolluk görevlilerine aracı … isimli şahsın kullandığını beyan etmeleri ve belirttikleri kişinin alkollü olmaması nedeniyle isnad edilen maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verme eyleminin suç oluşturmaması karşısında iftira suçunu oluşturmayacağından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanık … hakkında, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/2-1500 E. 2013/95 K. nolu kararından da anlaşılacağı üzere 5237 sayılı TCK.nun 58/3. maddesinde, “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” ve ayrıca TCK.nun 50/2. maddesinde ise “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde; hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez,” denilmesi karşısında, mahkemece hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi isabetsizlikleri aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri haricinde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.03.2013 gün ve 2012/1500 esas, 2013/95 karar sayılı kararında “….5237 sayılı TCK’nun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ‘Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez’ hükmü yer almaktadır. Bu fıkraya göre, suçla ilgili kanun maddesinde, hapis cezası ve adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörülmüş, mahkemece adli para cezasına hükmedilmesi mümkün iken, takdir yetkisi kullanılıp hapis cezası tercih edilmiş ise, artık hapis cezası adli para cezasına çevrilemez.” denilmekle, mahkemece 5237 sayılı TCK’nun 206/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edildikten sonra, 50/2. maddesindeki hüküm nazara alınmaksızın takdiren ve tercihen belirlenen hapis cezasının para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde, belirlenen hapis cezasının para cezasına çevrilmesi,
Yasaya aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.