YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6539
KARAR NO : 2015/23864
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığına ‘07.07.2009’ şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, dosya içinde bulunan yakalama tutanağına göre ‘26.07.2009’ şeklinde, keza müşteki …, talimatla alınan beyanında, davaya müdahil olmak istemediğini ifade ettiği halde katılma kararı verildiği görülmekle, gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan ‘katılan’ ibaresinin, ‘müşteki’ şeklinde mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere 5271 sayılı CMK’nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, ‘bulunulan yer asliye ceza mahkemesine dilekçe vermek suretiyle de hükmün temyiz edilebileceği’ belirtilmediğinden, sanık …’ın temyiz isteminin süresinde olduğu kabulüyle yapılan incelemede;
1-Sanık … yönünden;
Motorlu araç trafik ve tescil belgesi, egzoz emisyon ruhsatı ve araç muayene işlemlerinin sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın; suçlamayı kabul etmeyerek, iddianamede bahsi geçen suçlamayla bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi ve diğer sanığın suça konu belgeleri sanık …’dan aldığına dair savunması dışında mevcut haliyle dosya içinde sanık aleyhine bir delil bulunmaması karşısında, suça konu aracın hırsızlanması olayına ilişkin dava dosyası ile sanık hakkında ‘sahtecilik ve dolandırıcılık’ suçlarından açıldığı belirtilen kamu davalarına ilişkin dava dosyalarının getirtilerek özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı birer suretlerinin dosya içine konulması, sahte muayene işlemlerine ilişkin el yazıları ve imzalar ile egzoz emisyon ruhsatındaki imzanın sanık …’ın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Sanık … yönünden;
UYAP ortamından temin edilen; sanık …’ın TCK’nun 204/1. maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2010 gün 2009/1464 Esas, 2010/392 sayılı gerekçeli kararında, suç tarihinin 26.07.2009 olarak belirtilmesi ve müşteki … adına düzenlenen ehliyetin sahteliğinden bahsedilmesi, temyize konu dosya içinde bulunan yakalama tutanağında ise … adına düzenlenen ehliyetin de suça konu diğer belgelerle birlikte ele geçirildiğinin belirtilmesi karşısında, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin tartışılması bakımından, bahsi geçen dosyanın celbi ile özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, söz konusu ehliyet, yakalama tutanağında bahsi geçen ehliyet ise, değişik tarihlerde düzenlenip kullanıldıklarına ilişkin delil bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek, bu ehliyet ile birlikte temyize konu davadaki sahte belgeler hakkında kül halinde zincirleme suç hükümlerinin mi uygulanması gerektiği, yoksa değişik tarihlerde düzenlenip kullanıldıklarına ilişkin delil bulunmadığından tüm belgelerin aynı anda ele geçirildiği cihetle eylemin tek suçu oluşturup belge sayısı ve çeşitliliğinin alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasında mı dikkate alınması gerektiği tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabule göre de her iki sanık yönünden;
a-5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde “değişik zamanlarda” denildiğinden, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, suça konu motorlu araç trafik ve tescil belgesi ile egzoz emisyon ruhsatının aynı anda ele geçirilmesi ve suça konu aracın çalınma tarihine göre ruhsat üzerinde yazılı muayene işlemlerine ilişkin tarihlerin gerçek olamayacağı dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi kapsamında olayda zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, ancak kastın yoğunluğu, belge sayısı ve çeşitliliği dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, zincirleme suç hükümlerinin tatbiki ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
b-Müştekinin çalınan aracı … plakalı olduğuna göre, suça konu araç üzerinde bulunan orjinal … sayılı plakaların müştekiye ait olamayacağı gözetilmeden, bu plakaların kayıt sahibi kimse ona iadesi yerine yazılı şekilde müştekiye iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.