Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/7881 E. 2015/25901 K. 30.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7881
KARAR NO : 2015/25901
KARAR TARİHİ : 30.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suça konu senetlerin, aralarındaki alışveriş neticesi sanık … tarafından diğer sanık …’ın bilgisi dahilinde tanık …’a verildiği, sanığın bu senetleri sanık … adına imzaladığını tanığa açıkladığı ve tanığın da bu duruma rıza gösterdiği, sanık …’ın da bu durumu baştan beri kabul ettiği, senetleri daha sonra tanık …’ın sanık …’nun talep ve bilgisi dahilinde müşteki …’e verdiği, müştekinin de senedin üzerine alacaklı olarak kendi adını yazdığı, yine baştan beri sanıkların bu durumu birlikte iş yapmaları nedeniyle müştekinin de bildiğini ifade ettikleri, bu şekilde gereçekleşen eylemde sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmamasına rağmen sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu senetlerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil bulunmayıp, TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, gözetilmeden, temel cezanın TCK’nun 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
3- Sanığın, suça konu senetleri … adına imzaladığını ve bu durumun … ve …’ın bilgisi dahilinde olduğunu, müştekinin alacaklı kısmına daha sonra kendi ismini yazdığını savunması, 16.12.2009 tarihli ekspertiz raporunda, senetlerdeki vade tarihleri, meblağ, rakam ve yazıları ile borçlu isim ve adres yazılarının …’a ait olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, suça konu senetlerin sanık tarafından imzalandığı sırada Türk Ticaret Kanunu’na göre bulunması zorunlu öğelerden alacaklı bölümünün boş bırakılması nedeniyle sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.