YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8941
KARAR NO : 2015/25473
KARAR TARİHİ : 15.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Sanığın her iki suçtan mahkumiyetine
I- Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, ”sanığın 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yeralan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II – Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- TCK’nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi işlemediği bir suçun faili olarak göstermesi gerekeceği kamu görevlisinin görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde ise, TCK’nun 206. maddesinin uygulanacağı, resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da, kamu görevlisinin kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için göreviyle bağlantılı olarak sorması
durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya kimlik ve adresle ilgili bilgi vermekten kaçınılması halinde Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesi uyarınca idari para cezası verileceği cihetle; somut olayda yol uygulaması sırasında aracı durdurulan sanığın kendisini … olarak tanıtıp bu isim adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını görevlilere ibraz ettiği ve akabinde görevlilere gerçek kimlik bilgilerini açıklaması nedeniyle yakalama ve olay tutanakları ile tüm tutanakların sanığın gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiği, sanığın yalan beyanı üzerine düzenlenmiş bir tutanak olmadığı gibi, gerçek kişi olan …’un kimliğini kullanarak kendini suçsuz, kimlik bilgilerini kullandığı kişiyi işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşıldığından TCK’nun 268 ve 206. maddelerinde belirtilen suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığı ancak; sanığın kimliğinin sorulması üzerine gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle gerçekleşen eyleminin Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasına uygun bulunduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.