Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/9311 E. 2015/27676 K. 29.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9311
KARAR NO : 2015/27676
KARAR TARİHİ : 29.06.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/282673
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/04/2011
NUMARASI : 2010/230 (E) ve 2011/280 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Davaya konu haczin kaldırılmasına dair sahte belgelerin 13.11.2007 ile 04.12.2008 tarihli olmaları, 13.11.2007 tarihli sahte belgeye binaen kaldırılan haczin, alacaklı vekilinin talebi ile yeniden konulup 04.12.2008 tarihli belgeye binaen ikinci kez
kaldırılmış olması karşısında, iki belgenin düzenlenip kullanılma tarihleri arasındaki zaman aralığının uzun olması nedeniyle sanığın yenilenen sahtecilik kastıyla hareket ettiği, olayda iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçu oluştuğu ve her suçtan ayrı hüküm kurulması gerektiği cihetle tebliğnamedeki teselsül hükümlerinin uygulanmasına ilişen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, soruşturma aşamasında beyanları alınan bir kısım tanıkların “yazıda imza yetkilisinin adı bulunmadığı ve mühür şüpheli olduğu için teyit aldık” şeklindeki beyanları karşısında, suça konu sahte belgelerin asıllarının celp edilerek incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde belge asıllarının dosya içine konulması, iğfal kabiliyetinin ne şekilde
oluştuğu kararda tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- Hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
3- Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluklarına aynı Yasanın 53/3. maddesi de nazara alınarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2015
gününde oybirliğiyle karar verildi.