Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/9903 E. 2015/25892 K. 30.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9903
KARAR NO : 2015/25892
KARAR TARİHİ : 30.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği, yine suça konu belgelerin onaysız fotokopiden ibaret olması veya belgelerin geçerliliklerinin araştırılmasının mutad olduğunun tespiti halinde araştırma sonunda belgenin sahteliğinin muhakkak ortaya çıkacak olması nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmayacağından yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı, belgelerin sahte kurum onayı taşıyan onaylı suret olması halinde belgelerde sahtecilik suçlarında; aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu cihetle; belgelerin ibraz edildiği şirket yetkilisi … tanık sıfatıyla dinlenilerek sunulan belgelerin fotokopi olup olmadığı, sahteciliğe dair tereddütün neden hasıl olduğu ve ilgili belgelerin doğruluğunun kurumdan sorulmasının mutad olup olmadığı sorularak, suça konu belge asılları araştırılıp bulunması durumunda getirtilip incelenerek aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğunun mahkemece incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde sahte belge asıllarının dosya içerisine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Belgelerin aynı anda verildiğinin tespiti halinde ise; 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesinde “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı ancak belge sayısının TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
4- Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.