Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/10357 E. 2016/1269 K. 18.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10357
KARAR NO : 2016/1269
KARAR TARİHİ : 18.02.2016

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi begede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Belgede sahtecilik suçlarında suçun konusu belge olup korunan hukuki yarar kamu güvenidir. Nitekim belgede sahtecilik suçlarına ilişkin TCK’nun 204-212. maddeleri Kanunun Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Bununla birlikte belgede sahtecilik suçunun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkündür. Belgede sahtecilik suçunun işlenmesi nedeniyle farklı kişilerin çıkarlarının zedelenmiş olması suçun bu öncelikli niteliğini değiştirmeyeceği gibi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına da engel değildir.
Bu açıklamalara göre somut olayda; sanığın, kredilerin teminatı olmak üzere katılan Şükran Orhan adına sahte senetler düzenleyip aynı anda Halkbankası Antalya Şubesi’ne ibraz edip kullandığı gerekçesi ile hakkında açılan kamu davasında; UYAP ve dosya incelemesinde mağdur …. ….. (…… Ağır Ceza Mahkemesinin …. tarih ….. (E) ve …. (K) numaralı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup Dairemizin 21.02.2014 tarihli kararı ile onanmasına hükmedilen) adına sahte senetler tanzim edip kredi temini amacıyla Halk bankasına sunulmak suretiyle kullanılmış olduklarının anlaşılması karşısında; bir suç işleme kararının icrası kapsamında, farklı gerçek kişilere ait olan senetlerin aynı anda bankaya verilmesi halinde eylemin 5237 sayılı Yasanın 43/2. maddesi kapsamında; farklı zamanlarda verildiğinin tespiti halinde ise TCK’nun 43/1. maddesindeki zincirleme suçun oluşacağı cihetle; bahse konu mahkemeye ait dosyaların getirtilip onaylı örneklerinin dosya arasına alınmasından sonra zincirleme biçimde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü halinde, sonradan sübutu kabul edilen eylem nedeniyle tayin olunan cezadan kesinleşmiş ise önceki cezanın mahsup edilebileceği ve suça konu senetlerin asıllarının yada onaylı suretlerinin dosyada bulundurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.