YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10381
KARAR NO : 2016/2477
KARAR TARİHİ : 17.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları ve tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, güveni kötüye kullanmak, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düşme
Hüküm başlığında suç tarihi olarak şikayet tarihi olan …..tarihi gösterilmiş ise de, nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçu yönünden suç tarihinin taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ile menfaatin temin edildiği belirtilen ….. tarihleri arası, …… Asliye Hukuk, Sulh Hukuk ve Kadastro Mahkemelerinde açılan davalarda yapılan tebligatta sahtecilik suçu yönünden ise suç tarihinin ….. (dosyaya yansıyan en son usulsüz tebligat tarihi) olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından verilen hükümler yönünden kurulan hükümde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde yazılı asli zamanaşımının en son gayrımenkul satış vaadi işleminin yapıldığı ve menfaatin temin edildiği ….. tarihinden iddianamenin düzenlendiği ….. tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından katılanlar vekili ve şikayetçiler vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği iddia edilen sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hüküm yönünden yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, Kumluca Asliye Hukuk, Sulh Hukuk ve Kadastro Mahkemeleri’nde açılan davalarda yapılan tebligatlarda sahtecilik eylemleri yönünden, suçun sübutu halinde suç tarihinin; usulsüz tebligatların en son yapıldığı ….. olduğu, tebligatları yapan posta memuru …’in suça iştirakinin sabit olması halinde ise eylemin 5237 sayılı TCK’nın 204/2, 765 sayılı Yasanın 342/2. maddesi, aksi tadirde sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 765 sayılı TCK’nın 342/1. fıkrası kapsamında kalacağı, suçun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve zamanaşımı yönünden sanık lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde yazılı zamanaşımına tabi olacağından, hüküm tarihi itibariyle dava zamanaşımının henüz dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekili ve şikayetçiler vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi