Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/12443 E. 2015/23041 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12443
KARAR NO : 2015/23041
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı beraatlerine

1- Katılan adına sahte cep telefonu abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia olunan sanıkların suçlamayı kabul etmemeleri, katılanın yazı, sanıkların yazı ve imza incelemesinin yapılmamış olması, UYAP üzerinden yapılan kontrolde sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik ve Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçlarından yakın tarihli açık ve kapalı dosyalar olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilebilmesi için, suça konu hatta ilişkin HTS raporları, sözleşmedeki adres ve sabit telefon bilgilerinden hattı fiilen kullanan kişi tespit edilip, sanıklarla ilgisi, aboneliği ne şekilde gerçekleştirdiği konusunda dinlenilerek, dosya içerisinde bulunan nüfus cüzdanı fotokopisinin katılana aidiyeti araştırılıp sözleşme düzenlenirken sahte kimlik kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesinden ve sanıklar, katılan ile hattı kullanan kişinin yazı ve imza incelemelesinin yaptırılmasından sonra, sanıkların benzer suçlara ilişkin dosyaları getirtilip, derdest olmaları halinde birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri alınarak, suçun sübutu halinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, sahtecilik suçlarında suçun mağdurunun kamu olacağı cihetle, benzer dosyalardaki iddianame tarihleri değerlendirilerek zincirleme suç hükümlerinin de tartışılması ile hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.